öğün

öğle

<< ETü *ȫdleyü belli vakitte (zarf), öğle vakti ETü ȫd vakıt, zaman, saat +lAyU ≈? ETü öt- geçmek

öğren|mek

<< ETü ögren- alışmak, evcilleşmek, ünsiyet kazanmak ETü ögür sürü, topluluk +An- (Kaynak: OTWF I.158.)

öğrenci

TTü öğren- +çI

öğreti

ETü ögretig eğitim, terbiye ETü öğret- +I(g)

öğretmen

TTü öğret- +mAn

öğün

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
ol ödün maχarıt illeg edgü ögli tiginiŋ buşuşluğ körip [o vakitte Maharıt Kral iyi ruhlu prensin üzüntüsünü görüp] TTü: "yemek zamanı" [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
etmegüŋ [ekmeğin] yok bir öyün kim yiyesin TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
öyün اوين: Refectio, portio, merces diurna.

<< ETü ödün belirlenmiş zamanda [zarf] ETü ȫd zaman +(I)n

 öğle

Not: Zaman belirten +In zarf ekiyle. Karş. yazın, öğleyin, akşam(ley)in.


19.12.2018
öğür

<< ETü ögür evcil hayvan sürüsü

öğür|mek

<< TTü ögür- bağırmak, böğürmek onom +kIr-

öğüt

<< ETü öt/ögüt akıl, fikir, nasihat <? ETü ö- düşünmek, anlamak +Ut

öğüt|mek

<< ETü ögit- öğüttürmek ETü ögi- öğütmek, toz haline getirmek +It-

ökaliptüs

YLat eucalyptus Avustralya kökenli bir ağaç (İlk kullanım: 1788 L'Héritier, Fr. botanikçi.) EYun eukályptos ευκάλυπτος ziyi korunmuş § EYun εῦ ziyi EYun kalýptō καλύπτω zsaklamak, kapatmak