öğür

öğren|mek

<< ETü ögren- alışmak, evcilleşmek, ünsiyet kazanmak ETü ögür sürü, topluluk +An- (Kaynak: OTWF I.158.)

öğrenci

TTü öğren- +çI

öğreti

ETü ögretig eğitim, terbiye ETü öğret- +I(g)

öğretmen

TTü öğret- +mAn

öğün

<< ETü ödün belirli zamanda [zarf] ETü ȫd zaman +(I)n

öğür

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ögür [[koyun, ceylan, cariye, keklik ya da deve sürüsü]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ögür: bir birine alışmış atlar, köpekler

<< ETü ögür evcil hayvan sürüsü


17.02.2015
öğür|mek

<< TTü ögür- bağırmak, böğürmek onom +kIr-

öğüt

<< ETü öt/ögüt akıl, fikir, nasihat <? ETü ö- düşünmek, anlamak +Ut

öğüt|mek

<< ETü ögit- öğüttürmek ETü ögi- öğütmek, toz haline getirmek +It-

ökaliptüs

YLat eucalyptus Avustralya kökenli bir ağaç (İlk kullanım: 1788 L'Héritier, Fr. botanikçi.) EYun eukályptos ευκάλυπτος ziyi korunmuş § EYun εῦ ziyi EYun kalýptō καλύπτω zsaklamak, kapatmak

ökçe

<< OTü ökçe topuk, ayağın arka ucu OTü *ök geri, arka +çA