öksüz

öğüt|mek

<< ETü ögit- öğüttürmek ETü ögi- öğütmek, toz haline getirmek +It-

ökaliptüs

YLat eucalyptus Avustralya kökenli bir ağaç (İlk kullanım: 1788 L'Héritier, Fr. botanikçi.) EYun eukályptos ευκάλυπτος ziyi korunmuş § EYun εῦ ziyi EYun kalýptō καλύπτω zsaklamak, kapatmak

ökçe

<< OTü ökçe topuk, ayağın arka ucu OTü *ök geri, arka +çA

ökse

Yun iksía ιξία z1. asalak bir bitki, viscum album, 2. bu bitkiden elde edilen yapışkan madde EYun iksós ιξός za.a. << HAvr *weiks- a.a.

öksür|mek

<< OTü öskür- öksürmek onom +kIr-

öksüz

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ögsiz akın binip tokuz eren sançtı [akılsız? öksüz? (adındaki) kır atına binip dokuz er mızrakladı] ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
ögsiz ögi kaŋsız kaŋı siz boltuŋuz [anasızın anası babasızın babası siz oldunuz] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ögsüz: al-ḥayrān [[şaşkın; aslı akıl ve fetanet anlamına gelen 'ög' sözcüğünden türer.]]

<< ETü ögsiz 1. akılsız, 2. annesiz ETü ög 1. akıl, 2. anne +sIz

Not: Claus sf. 116-117 "akılsız" ve "annesiz" anlamında iki ayrı sözcük varsayar; ancak metinlerde bu ayrım belirgin değildir. • /s/ ünsüzüne bitişme nedeniyle ötümsüzleşme görülür.

Bu maddeye gönderenler: öğe, üvey


17.03.2015
öküz

<< ETü öküz sığır, özellikle iğdiş edilmiş sığır ≈ Moğ üker a.a.

öl

<< ETü öl nem, nemli

öl|mek

<< ETü öl- ölmek

ölç|mek

<< OTü ölç- ölçmek (≈ ETü ülgü terazi, ölçü ≈ ETü ülüg pay, hisse ) ETü *ül- pay etmek +Iş-

ölçek

ETü ölç- +(g)Ak