ülkü

üfür|mek

üf veya üfür "rüzgâr sesi, üfleme sesi" ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

üleş|mek

Eski Türkçe üleş- "paylaşmak, bölüşmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe üle- "pay etmek, bölmek" fiilinden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe ülüg "pay" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

ülfet

Arapça Alf kökünden gelen ulfa(t) الفة z "alışıklık, tanışıklık, evcillik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça alifa ألف z "alışık veya tanıdık idi, uyumlu ve evcil idi, evcilleşti" fiilinin fuˁla(t) vezninde masdarıdır. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice Alp kökünden gelen ˀalaph veya ˀalēph אַלַף z "alışma, evcilleşme" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Akatça ulāpu "bağ, ittifak" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

ülke

Moğolca ülige veya ölige "1. pay, hisse, 2. bölge, memleket" sözcüğünden evrilmiştir. Moğolca sözcük Moğolca üli- "pay etmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *ül- biçimi ile eş kökenlidir.

ülker

Eski Türkçe ülker "Pleiades takım yıldızı, Süreyya" sözcüğünden evrilmiştir.

ülkü
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Yeni Türkçe: "mefkûre, Fr idéal karşılığı" [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
memleketin 34 bucağında yeni ülkü mekteplerinin açılışını varlığımızın en sıcak samimi temennilerile kutluyor

Köken

Moğolca üliger "nümune, örnek, mikyas" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir. Moğolca sözcük Moğolca üli- "kıyaslamak, ölçmek, tartmak" sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için il- maddesine bakınız.

Ek açıklama

TTü duyulmamış olan sözcük, 14. yy Kıpçakça sözlüklerinden Kitabü'l-İdrak'ın 1931'de A. Caferoğlu tarafından yapılan baskısındadaki şüpheli bir okumaya istinaden 1932'de Naim Hazım Onat tarafından ortaya atılmış ve Z. Gökalp'in mefkûre kavramına karşılık sayılmıştır. TD III.6-7 (1946).

Benzer sözcükler

ülkücü, ülküsel


30.10.2020
ülser

Fransızca ulcère "deri veya mukoza lezyonu" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince ulcus, ulcer- "kapanmayan yara" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₁elk- (*elk-) "yara" biçiminden evrilmiştir.

ültimatom

Fransızca ultimatum "pazarlıkta son teklif" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince ultimatum "en son şey" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince ultimus "son, en öte" sözcüğünün nötrüdür. Latince sözcük Latince uls, ult- "öte" sözcüğünün abartı halidir. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ol-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂el- (*al-) "öte, başka" kökünden türetilmiştir.

ültra

Fransızca ve İngilizce ultra "öte (edat), aşırı (ad)" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince ultra "öte, aşırı (edat)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ol-tero- "en-başka" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂el- (*al-) "öte, başka" sözcüğünün abartı halidir.

ültramarin

Fransızca ultramarine "1. denizaşırı yerlere ait olan, 2. lapis lazuli taşı, bu taşa özgü lacivert renk" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince ultramare "denizaşırı, Ortaçağda Doğu Akdeniz ülkelerine verilen ad" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Latince mare "deniz" fiilinden ültra+ önekiyle türetilmiştir.

ültrason

Fransızca ultrason "sesötesi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca son "ses" sözcüğünden ültra+ önekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen sonus sözcüğünden evrilmiştir.