üvez2

ütü

<< ETü ütüg ateşte ısıtılarak kumaş düzeltmeye yarayan demir alet ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak +I(g)

üvendire

<< TTü ögendire öküz dürtmek için kullanılan sivri sopa Yun vukéndron βουκέντρον za.a. << EYun boukéntron βουκέντρον za.a. § EYun boús βούς zsığır, öküz EYun kéntron κέντρον zsivri uç

üvey

<< ETü ögey üvey, adoptif ETü ög anne? +(g)Ay

üveyik

TTü ügey- güvercin ve kumru ötmek, göğüsten inildemek +Uk (Kaynak: LO sf. )

üvez1

<< ETü-O uyaz/üyez sivrisinek veya tatarcık onom

üvez2

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
aχlad emrūdu ve muşmula ve üvezi ve yedi veren üzümü yaz u kış eksik değildir

Yun úves [çoğ.] Yun/EYun úa/óa ὄα/οὖα zmuşmulaya benzer bir meyve, sorbus domestica (Kaynak: Tsitsilis §365.)

Not: İngilizcesi service tree olan meyve ağacıdır; fındık boyunda çürük elmaya benzer meyveleri bulunur. Platon (Symp.), Theophrastos ve Dioskorides'te anılan adın Slavcaya dayandırılması yanlıştır. Eren sf. 429-430'daki analiz abestir.


30.10.2020
üye

Moğ üye 1. eklem, boğum, el-kol, dal-budak, 2. çağ, nesil

üz|mek

<< ETü üz- kırmak, koparmak

üzengi

<< ETü üzengü ata binerken ayak konulan araç <? ETü *üze- üste çıkmak?

üzere

<< OTü üzre yön edatı ve zarfı ETü üz/yüz satıh, yüz +rA

üzerlik

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala