ıhlamur

hüviyet

Ar *huwīya(t) هویة zo-luk, kim-lik Ar huwa هو züçüncü tekil kişi zamiri, o +īya(t)2

hüzün

Ar ḥuzn حزن z [#ḥzn fuˁl msd.] üzüntü Ar ḥazana حزن züzdü

hüzzam

<? Ar hazam هزم z [#hzm] gümbürtü, gürleme

ıcık bıcık

onom bedensel temas veya ıslaklık ifade eden deyim

ığrıp

Yun grîpos γρῖπος zbir tür balık ağı ve balıkçı teknesi << EYun grîpos/grîphos γρῖπος/γρῖφος zbalıkçı sepeti, balık tutma <? HAvr *gʰrebh₂-(*gʰreb-) yakalamak, tutmak

ıhlamur

[ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
ıflamūr [ Meninski, Thesaurus, 1680]
uğlamur اوغلامور, ulamur اولامور [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fılamur فلامور, ıχlamur اخلامور

Yun flámulon/flamúron/ φλαμούρι z1. sancak, flama, 2. çiçekleri tıpta kullanılan bir ağaç, tilia Lat flammulum [küç.] a.a. Lat flamma 1. alev, 2. dar uzun bayrak, flama +ul°

 flama

Not: DuCG sf. 2:1680-1681 φλάμουρον için sadece "sancak, flama" anlamını verir. Lat flammula sözcüğünün bitki adı olarak kullanımına 18. yy'dan önce rastlanmadı.


01.09.2017
ıkın|mak

onom ık/ıh ıkınma sesi

ılgar

<< OTü ılġar akın, akıncı birliği <? Moğ ılgara- seçilmek, ayrılmak

ılgın

<< ETü yılgun ılgın ağacı, tamarisk

ılgıt ılgıt

onom hafif akıntı ve esinti sesi

ılı|mak

<< ETü ılı-/yılı- ılımak, ısınmak