şaklaban

şakayık

Ar şaḳāˀiḳ شقايق z [#şḳḳ faˁāˀil çoğ.] anemonlar Ar şaḳīḳa(t) شقيقة z [t.] anemon, Manisa lalesi adı verilen çiçek

şakı|mak

onom şak kuş sesi, çığırtma ve cırlama sesi

şakır

onom su sesi, metal çarpışması sesi, kuş sesi

şaki

Ar şaḳīy شَقِّى z [#şḳw faˁīl sf.] bedbaht, talihsiz, mutsuz Ar şaḳā شَقَا zbedbaht idi

şakirt

Fa şāgird شاگرد zbir ustaya bağlı kişi, çırak, öğrenci << OFa aşakart a.a. (≈ Sogd əşkart- takip etmek, peşinden gitmek ≈ Ave *haşa-karta- takip eden? )

şaklaban

KTü: şaklak [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
şaklak: ar-racūlu's-safīh [akılsız/boş adam] TTü: "şakşakçı, soytarı" [ Namık Kemal, Osmanlı Modernleşmesinin Meseleleri, 1872]
aman ne de arsız şaklaban.

<< TTü *şaklağan TTü şakla- +(g)An onom şak

 şak

Not: Yun σαχλαμάρας "soytarı, gülünç ve akılsız kimse" ile ilişkisi muğlaktır. Yunanca sözcük Türkçeden alıntı olabilir.


15.03.2018
şakrak

TTü şakla-/şakra- kuş ötmek +Uk onom şak/şakır

şakşakçı

onom şakşak alkış sesi +çI

şakşuka

onom şak şuk doğrama sesi

şakul

Ar şāḳul/şāḳūl شاقل zipe asılı bir ağırlıktan oluşan duvarcı aleti, çekül Aram şāḳūl שָׁקוּל zağır ≈ İbr şāḳal שקל ztartmak

şal

Fa şāl شال zKeşmir'e özgü keçi yünü örtü