şuh

şua

Ar şuˁāˁ شعاع z [#şˁˁ fuˁāl msd.] ışın Ar şaˁˁā شعّا z [II f.] ışıdı

şuara

Ar şuˁarā شُعَرَا z [#şˁr fuˁalā çoğ.] şairler Ar şāˁir شاعر z [t.]

şubat

Ar şubāṭ شباط zRumi takvimin onikinci ayı Aram şəbāṭ שבט zArami/Süryani takviminin onbirinci ayı ≈? Akad şabāṭu vurma, çarpma, yıkma

şube

Ar şuˁba(t) شعبة z [#şˁb fuˁla(t) mr.] 1. dal, 2. bölüm, kısım, departman, bir gövdenin bölündüğü kısımlar Ar şaˁaba شعب zdağıldı, yayıldı

şufa

Ar şufˁa(t) شُفْعَة z [#şfˁ fuˁla(t) msd.] 1. bitişik iki taşınmazı birleştirme, tevhit, 2. İslam hukukunda satışa çıkarılan komşu taşınmazı satın alarak kendi mülküne ekleme hakkı Ar şafaˁa شَفَعَ zçift koştu, iki şeyi birleştirdi

şuh

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
muˁallimüŋ saŋa şūχlık ve ˁıtāb ve cefākārlık [küstahlık ve gönül kırma ve eziyet etme] ögretmiş [ Meninski, Thesaurus, 1680]
şūχ: kir (...) isicak kanlı, yüzsiz, şatır, küstaχ [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şūχ: Açık meşrep, laubali, atak, cüretli [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
şūχ: Şen ve harekâtında serbest, nazlı, şîveli.

Fa şūχ شوخ z1. kir, 2. küstah, cüretkâr, yaramaz, şakacı


04.03.2019
şule

Ar şuˁla(t) شُعلة z [#şˁl fuˁla(t) mr.] alev, ateş, parıltı, meşale Ar şaˁala شَعَلَ zyaktı

şura1

TTü şol şu +rA

şura2

Ar şūrāˀ شورَى z [#şwr fuˁlāˀ msd.] meşveret, danışma Ar şāwara شاور z [III f.] danıştı

şurup

Ar şurb شرب z [#şrb fuˁl msd.] içiş, içki Ar şaraba سَرَبَ ziçti

şut

İng shoot atma, fırlatma, ateş etme << Eİng scéotan seğirtmek, fırlamak, fırlatmak, saçmak << Ger *skeut- << HAvr *skewd- hızla atmak ve atılmak