havari

havadis

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal

havale

Ar ḥawāla(t) حَوَالة z [#ḥwl faˁāla(t) msd.] dönme, döndürme, borcu veya ödevi başkasına devretme, aktarma Ar ḥāla حَالَ zdöndü

havali

Ar ḥawāli حَوالٍ z [#ḥwl fawāˁil çoğ.] etraf, çevreler Ar ḥawl حَوْل z [t.] çevre, döngü Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü

havan

Fa/OFa hāvan هاون zöğütme kabı ≈ Ave hāvana- a.a.

havari

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
ˁIsā yalavaçnıŋ koldaşları bar érdi, olarğa ḥavāriler teyürler, ḥavāri hās eşlik témek bolur.

Ar ḥawārī حَوَارِى z [#ḥwr] İsa'nın 12 müridinden her biri ~? Eth ḥawārī yolcu, elçi, haberci Eth ḥäwar gitmek

Not: Karş. Yun apóstolos "elçi, haberci" > "havari" > Erm arakeal "a.a.". Nöldeke sf. 48, Jeffery sf. 115-116 Kurani terimin Habeşçeden alıntı olduğunu savunurlar. Erken Güney Arapça (Yemeni) bir paralel düşünülebilir. Her halükârda Ar ḥawr "geri dönme, dönüşme, bozulma" veya Aram ḥawar "beyaz olma, parlama" fiilleriyle alakalı görünmüyor.

Benzer sözcükler: havariyun


08.10.2018
havas

Ar χawāṣṣ خَوَاصّ z [#χṣṣ fawāˁil çoğ.] özel olanlar, seçkinler, elitler Ar χāṣṣ خَاصّ z [t.] seçkin

havf

Ar χawf خوف z [#χwf faˁl msd.] korku Ar χāfa خاف zkorktu

havi

Ar ḥāwi حاوٍ z [#ḥwy fāˁil fa.] toplayan, kapsayan, içeren Ar ḥawā حوا ztopladı

havil

Ar hawl هول z [#hwl faˁl msd.] korkma, korku Ar hāla هَالَ zkorkuttu

havlıcan

Fa χāvlincān خاولنجان zkökü kulunç tedavisinde kullanılan bir bitki, topalak, galanga Sans kulaŋça कुलञ्ज za.a.