kıyı

kıyafet

Ar ḳiyāfa(t) قيافة z [#ḳyf fiˁāla(t) msd.] 1. kılık, dış görünüm, 2. kişinin görüntüsünden hangi aile veya aşirete mensup olduğunu anlama ilmi, 3. bir kavim veya aşirete özgü giyim tarzı

kıyak

ETü kıy- +(g)Ak

kıyam

Ar ḳiyām قيام z [#ḳwm fiˁāl msd.] ayağa kalkma, kalkışma Ar ḳāma قام zdurdu, ayağa kalktı

kıyamet

Ar ḳiyāma(t) قيامة z [#ḳwm fiˁāla(t) msd.] 1. kalkışma, 2. İslam mitolojisinde ölülerin topluca dirilmesi Ar ḳāma قام zayağa kalktı, durdu

kıyas

Ar ḳiyās قياس z [#ḳys fiˁāl msd.] ölçüm, karşılaştırma, benzetme yoluyla akıl yürütme Ar ḳāsa قاس zölçtü, karşılaştırdı

kıyı

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
taluy ögüzke kıdığına tegürdi [okyanus ırmağının kıyısına vardılar]

<< ETü kıdıġ kenar ETü kıd- kesmek +I(g)

 kıy-

Not: Karş. Kıp kırı/kırağ (a.a.) < kır-. Karş. İng shore "deniz kıyısı" < shear "kesmek"; Fr bord "kıyı" < HAvr *bherdh- "kesmek". • ETü eş anlamlı olan kıy- ve kıd- fiilleri müstakil olarak mevcuttur.


10.12.2015
kıyma

ETü kıy- +mA

kıymet

Ar ḳīma(t) قِيْمة z [#ḳwm fiˁla(t) mr.] değer, nicelik Ar ḳāma قَامَ zdurdu, kıvamlı idi, değerli idi

kıymık

(≈? ETü kıyık/kıyuk kıyılmış şey, yonga ) ETü kıy- +mUk

kıytırık

<? TTü kıy- +tUr-

kız

<< ETü kız 1. kıt, nadir, 2. cimri, 3. yetişkin olmayan dişi, bakire