sahne

sahan

Arapça ṣḥn kökünden gelen ṣaḥn صحن z "1. düz ve geniş kadeh, çanak, 2. alan, avlu" sözcüğünden alıntıdır.

sahi

Arapça ṣḥḥ kökünden gelen ṣaḥīḥ صحيح z "sağ, sağlam, sağlıklı, gerçek" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaḥḥa صَحَّ z "sağ ve sağlam idi" sözcüğünün faˁīl vezninde sıfatıdır.

sahil

Arapça sḥl kökünden gelen sāḥil ساحل z "deniz kıyısı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saḥala سَحَلَ z "yonttu, tıraş etti, erozyon yaptı" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

sahip

Arapça ṣḥb kökünden gelen ṣāḥib صاحب z "1. yar, arkadaş, 2. efendi, malik, sahip" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaḥiba صحب z "dost idi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

sahn

Arapça ṣḥn kökünden gelen ṣaḥn صحن z "1. geniş ve yayvan yemek kabı, sahan, 2. düzlük, alan, avlu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça swḥ kökünden gelen sāḥa(t) "düz alan, meydan" sözcüğü ile eş kökenlidir.

sahne
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Yeni Osmanlıca: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
sahne: Bu isim (...) Yu. σχηνή 'den me'huz olan Fr. Scène lugati yerine tiyatronun oyun oynanılan mahalli manasiyle lisanımızda birinci defa olarak bundan takriben otuz sene mukaddem [1870 civarında]tarafı acizanemden kullanılmış (...) idi [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sahne: (...) 2. (mec.) Bir olayın meydana geldiği yer.

Köken

Arapça ṣaḥn صحن z "sahanlık, düz alan" sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için sahn maddesine bakınız.

Ek açıklama

Şemseddin Sami Bey tarafından Fransızca scène "tiyatro sahnesi" karşılığı olarak ilk kez 1870 dolayında önerilen kelimedir. Karş. senaryo.

Benzer sözcükler

sahne almak, sahne çalmak, sahne sanatçısı, sahnelemek, sahneye koymak


24.10.2014
sahra

Arapça ṣḥr kökünden gelen ṣaḥrāˀ صحراء z "1. kızıl sarı veya boz renk, 2. bozkır, çöl, ekilmemiş alan" sözcüğünden alıntıdır.

sahte

Farsça sāχte ساخته z "yapılmış, yapma, mamul, düzme" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça sāχtan, sāz- ساختن, ساز z "yapmak, uydurmak, imal etmek, düzmek" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Orta Farsça sāχtan, saç- "uymak, uygun olmak" fiilinden evrilmiştir.

sahtiyan

Farsça sāχtiyān ساختيان z "1. işlenmiş şey, 2. özel bir yöntemle işlenmiş keçi derisi, maroken" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Farsça sözcük Farsça sāχtan, sāz- ساختن, ساز z "yapmak, imal etmek" fiilinden türetilmiştir. ) Bu sözcük Orta Farsça sāχtak "maroken" sözcüğünden evrilmiştir.

sahur

Arapça sḥr kökünden gelen saḥūr سَحُور z "seherde yenen yemek" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saḥar سَحَر z "tan ağarması" sözcüğünün faˁūl vezninde ismi mübalağasıdır.

saik

Arapça swḳ kökünden gelen sāˀiḳ سائق z "sevk eden, güden, sürücü; sebep" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sāḳa ساق z "güttü" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.