aşure

aşk2

TTü aş- basmak, geçmek +Uk

aşkın

TTü aş- +gIn

aşla|mak

<< ETü aşla- onarmak, yamamak ETü aşı, ek, perçin +lA-

aşna fişne

Fa āşnā/āşinā آشنا zaşina, tanıdık

aşram

İng ashram Hindu tekkesi Sans āśrama आश्रम za.a. Sans śrama श्रम zzahmet, çile, züht Sans śramáti çile çekmek

aşure

"Muharrem ayının onu" [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
ˁāşūrā kiçesi [gecesi] oniki rekˁet namāz kılğay "... o gün yapılması gelenek olan karışık aş" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
mâh-ı Muharrem'de İmâm Hüseyn üzre on kazğan ˁāşūrā pişüp fukarâya bezi olunması

Ar ˁāşūrā عاشورا z [#ˁşr] onuncu gün <? Ar ˁaşr/ˁaşara(t) عشر/عشرة zon

 aşiret

Not: “Karışık aş” anlamı ve geleneği İran'a özgü olup, Fa āşūrdan "katmak, karıştırmak" fiilinin etkisini gösterir. Evliya Çelebi aşure aşının eş anlamlısı olarak karış katış sözcüğünü kullanır.


25.01.2018
at

<< ETü at at

at|mak

<< ETü at- fırlatmak

ata

<< ETü ata baba, dede çoc at-ta

ata|mak

ETü ata- ad vermek, adlandırmak ETü at ad, isim +(g)A-

ataerkil

§ TTü ata baba, dede YTü erk iktidar +Il