aç|mak

acun

ETü ajun enkarnasyon, dünya, cihan Sogd ˀjwn (ajūn) yaşam, Budist inançta enkarnasyon Sogd jw- yaşamak << HAvr *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) yaşamak, canlı olmak

acur

≈ Ar ˁaccūr عجّور z [#ˁcr] hıyar, bir tür yeşil kavun OYun aggúri(on) αγγούριον z1. hıyar, 2. incir EYun ággos άγγος zküçük kap, kapçık, bal peteği

acuze

Ar *ˁacūza(t) عجوزة z [fem.] Ar ˁacūz عجوز z [faˁūl im.] yaşlı ve düşkün kadın, kocakarı Ar ˁacaza عجز zyaşlandı, yaşlı kadın oldu

acz

Ar ˁacz عجز z [#ˁcz faˁl msd.] güçsüzlük, düşkünlük Ar ˁaciza عجز zgüçsüz idi, düşkün idi

<< ETü āç aç, açlık (isim ve sıfat)

aç|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
kırkızıġ uka basdımız süŋügün açdımız [Kırgızı uykuda bastık, süngüyle açtık]

<< ETü aç- a.a.

Benzer sözcükler: açacak, açılmak, açılım, açılış, açım, açımlamak, açımlanmak, açıt, açtırmak

Bu maddeye gönderenler: açı, açık (açıkla-), açkı, açma, açmaz, kolaçan, kulaç


29.01.2015
açelya

YLat azalea kumlu toprakta yetişen bir çiçek (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. doğabilimci (1707-1778).) EYun azaléos αζαλέος zsusamış, susuzluktan yanan HAvr *h₂eHs- (*as-) yanmak

açı

TTü aç- +I(g)

açık

<< ETü açuk açık ETü aç- +Uk

açıkla|mak

TTü açık +lA-

açkı

TTü aç- +gU