ağa

agu

çocuk dilinden türetilmiştir.

aguş

Farsça āġuş آغش z "sarmalama, kucaklama, kucak, belek" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça āġaştan آغشتن z "sarmalamak, bulamak, bulaştırmak, belemek" fiilinden türetilmiştir.

ağ|mak

Eski Türkçe aġ- "yukarı kalkmak, çıkmak, yükselmek" fiilinden evrilmiştir.

1

Eski Türkçe "tuzak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe av "balık ve başka hayvan yakalamak" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

2

Eski Türkçe veya "ayrım, ayrık, iki bacağın veya iki parmağın arası" sözcüğünden evrilmiştir.

ağa
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Orta Türkçe: [ anon., Oğuzname, 1300 yılından önce]
irte bolupta aġalarnı inilerni çarlap kiltürdi [sabah olunca ağabeylerini, kardeşlerini çağırıp geldirdi] Kıpçakça: [ Codex Cumanicus, 1303]
ananing agasi [ananın ağabeyi]

Köken

Moğolca aḳa "ağabey, saygı unvanı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Moğolca sözcük Arapça aχ, aχī أخ z "erkek kardeş, saygı hitabı" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için ahi maddesine bakınız.

Ek açıklama

13. yy sonlarında Moğolca ve Türkçede eş zamanlı olarak beliren sözcüğün Arapça ax "kardeş" ve axī "kardeşim" hitaplarından uyarlandığı veya etkilendiği varsayılmalıdır. Erken metinlerde görülen aḳa آقا yazımı yaygın telaffuzun /axa/ olduğunu düşündürür.

Benzer sözcükler

aga, ağababa, ağavat, ağayan, ak ağa, aka, harem ağası, hıyar ağası, kolağası

Bu maddeye gönderenler

ağabey


25.02.2019
ağabey
ağaç

Eski Türkçe yıġaç "ağaç" sözcüğünden evrilmiştir.

ağar|mak

Orta Türkçe ağar- "beyazlaşmak, (mec.) ihtiyarlamak" fiilinden evrilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe ak "beyaz" sözcüğünden Eski Türkçe +Ar- ekiyle türetilmiştir.

ağda

Türkiye Türkçesi ˁaḳīde (şekeri) عقيدة z "koyulaştırılmış pekmez" sözcüğünden evrilmiştir.

ağı

Eski Türkçe aġu "zehir" sözcüğünden evrilmiştir.