abat

abaküs

Lat abacus 1. her türlü masa, pano, tabla, 2. hesap tahtası EYun ábaks, abak- άβα ztabla, masa, oyun veya hesap tablası

aban|mak

<? Ar abāˀ keçe üstlük

abandone

Fr s'abandonner (yargıya) boyun eğmek, vazgeçmek, pes etmek Fr abandonner [den.] yargılamak, yasaklamak EFr ban/bandon yargı, yasak

abanoz

Fa ābnūs آبنوس ztropik ülkelere özgü siyah ağaç EYun ébenos έβενος za.a. Mıs hbny a.a.

abart|mak

<? ünl abarı/abaru hayret ünlemi +It-

abat

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
ḥarābāt oramı bolup ābādān [yıkım muhiti mamur olurken] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ˁışḳ [aşk] içinde bilelik [beraberlik] ābād olur

Fa ābād/ābādān آباد/آبادان zbayındır, mamur << OFa ābād/āpātān a.a. << İr *ā-pāta- korunmuş İr *pāta- bakmak, korumak

Not: Karş. Sogd āpāt, Ave āpāta- "bayındır". • Osmanlıca metinlerde "ebedî" anlamında kullanılan Arapça ābād ayrı sözcüktür.

Benzer sözcükler: abadan

Bu maddeye gönderenler: ova


09.09.2015
abaza

TTü Abazaya varmak 1. Abhaz ülkesine gitmek, 2. mastürbasyon yapmak öz Abaza bir ülke ve kavim adı

abd

Ar ˁabd عبد z [#ˁbd faˁl ] kul, köle, hizmetkâr ≈ Aram ˁabed עֲבֵד z [#ˁbd] a.a. ≈ Akad abdu a.a.

abdal

Ar abdāl أبدال z [#bdl afˁāl çoğ.] 1. bedeller, 2. dilenci derviş, kalender Ar badal بدل z [t.] eşdeğer, bedel

abdest

Fa ābdast/āb-i dast آبدست/آب دست z«el suyu», el yıkama, namaz öncesi törensel yıkanma

abdomen

Lat abdomen, abdomin- karın boşluğu