ablak

abide

Ar ābida(t) آبِدة z [#Abd fāˁila(t) fa. fem.] akılda kalan şey, tekerleme, büyük olay, facia Ar abada أَبَدَ zkaldı

abidik gubidik

?

abit

Ar ˁābid عابد z [#ˁbd fāˁil fa.] hizmet eden, ibadet eden Ar ˁabada عَبَدَ zkulluk etti

abiye

Fr habillé [pp.] giyinik, özellikle gece kıyafeti giymiş Fr habiller hazırlamak, donatmak, giydirmek <? Lat habitus [pp.] kılık, donanım Lat habēre sahip olmak +()t°

abla

<< ETü apa büyük kızkardeş, ana, nine çoc

ablak

[ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
eblaḳ ki alaca atdur, ögmeli degüldür, zīrā eyisi az bulunur. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
eblaḳ vul. ablaḳ: Bicolor, pec. albo nigroque variegatus [iki renkli, özellikle siyah-beyazlı alaca]. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
eblaḳ, zebanzedi ablak: Alaca at. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
ablak: Değirmi, yayvan ve dolgun (yüz)

Ar ablaḳ أبْلَق z [#blḳ afˁal sf.] aklı karalı (at rengi) Ar balaḳ بَلَقَ z [msd.] aklı karalı olma, alacalı olma

Not: 20. yy'da beliren "değirmi yüz" anlamının kaynağı anlaşılamadı. • Renk ve kusur sıfatları yapan afˁal vezninde.


13.03.2020
ablatif

Fr ablatif Alm Ablativ gramerde ismin +den hali Lat ablativus a.a. Lat abferre, ablat- bir yerden taşımak +(t)iv° Lat ab+ ferre, lat- taşımak

abluka

İt blocca! (denizcilikte) bloke et, muhasara et (emir) Fr bloquer tomruk yığmak, tıkamak, (denizcilikte) liman girişini tomruklarla kapatmak Fr bloc ağaç kütüğü, tomruk EYAlm bloh/blok kütük, tıkaç

abo

ünl şaşırma ünlemi

abone

Fr abonné [pp.] (süreli bir yayın için) taahhüt etmiş Fr s'abonner taksitli borç üstlenmek, abone olmak (<< OLat abonare/abornare a.a. ) <? Fr bonne/borne sınır, vade

aborda

İt abborda yanaş! İt abbordare yanaşmak, kenarına bitişmek İt ad+ bordo kenar, kıyı