acun

acı|mak

<< ETü açı- 1. acılaşmak, ekşimek, 2. canı yanmak

acık|mak

<< ETü açık- acıkmak ETü āç- a.a. +Ik-

acil

Ar ˁācil عاجل z [#ˁcl fāˁil fa.] acele eden Ar ˁacala عجل zacele etti

âciz

Ar ˁāciz عاجز z [#ˁcz fāˁil fa.] acz eden, güçsüz, düşkün Ar ˁaciza عجز zgüçsüz ve düşkün idi

acul

Ar ˁacūl عجول z [#ˁcl faˁūl im.] aceleci, hızlı

acun

ETü: "enkarnasyon" [ Uygurca Budist metinler, <1000]
biş ajuntakı tınlıġları biligsiz biligtin öŋüü ötürdüŋüz, bilge biligte yarattıŋız, frnirban kahsanlıġ kıltıŋız [beş enkarnasyondaki/cihandaki canlıları bilinçsiz bilinçten öte götürdünüz, onları bilgelik bilinciyle yarattınız, parinirvānaya layık kıldınız] ETü: [ Uygurca Altun Yaruk, <1000]
yılkı ajunınta toġdumuz érti [hayvan enkarnasyonunda doğmuş idik] ETü: "... dünya" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ajun: al-dunyā. Bu ajun [bu dünya], ol ajun [öbür dünya] YTü: [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Onu gür sesiyle bütün acuna haykırdı

ETü ajun enkarnasyon, dünya, cihan Sogd ˀjwn (ajūn) yaşam, Budist inançta enkarnasyon Sogd jw- yaşamak << HAvr *gʷeiə- yaşamak, canlı olmak

 can

Not: TTü 15. yy'dan sonra unutulmuş bir sözcük iken Dil Devrimi döneminde “Öz Türkçe” olduğu varsayımıyla canlandırılmıştır. • İrani bir dil olan Soğd dilindeki sözcük, Fa cihān "canlılar alemi, dünya" eşdeğeridir.

Bu maddeye gönderenler: cihan (cihangir, cihannüma)


25.09.2017
acur

Ar ˁaccūr عجّور z [#ˁcr] hıyar, bir tür yeşil kavun OYun angúrion αγγούριον zhıyar, incir EYun ággos άγγος zküçük kap, kapçık, bal peteği

acuze

Ar *ˁacūza(t) عجوزة z [fem.] Ar ˁacūz عجوز z [faˁūl im.] yaşlı ve düşkün kadın, kocakarı Ar ˁacaza عجز zyaşlandı, yaşlı kadın oldu

acz

Ar ˁacz عجز z [#ˁcz faˁl msd.] güçsüzlük, düşkünlük Ar ˁaciza عجز zgüçsüz idi, düşkün idi

<< ETü āç aç, açlık (isim ve sıfat)

aç|mak

<< ETü aç- a.a.