afitap

afet

Ar āfa(t) آفة z [#Awf faˁla(t) mr.] bela, felaket, salgın hastalık

afif

Ar ˁafīf عفيف z [#ˁff faˁīl sf.] iffetli, temiz ahlak sahibi Ar ˁaffa عفّ zkaçındı, utandı

afili

<? Yun afí ἁφή zdokunma duyusu, el becerisi (Kaynak: Tz sf. I.105)<< EYun ʰaphḗ ἁφή z [dev.] eliyle dokunma EYun ʰáptō, aph- ἅπτω, ἅφ- zilişmek, dokunmak, değmek, tutmak

afiş

Fr affiche duvara yapıştırılan kâğıt, poster

afişe

Fr afficher 1. iliştirmek, yapıştırmak, 2. (mec.) afişle ilan etmek << OLat affixare [den.] iliştirmek Lat ad+ fixus [pp.] iliştirilmiş Lat figere, fix- tutturmak, iliştirmek

afitap

[ Codex Cumanicus, 1303]
sol [güneş] - Fa: aftab - Tr: kuyas [kuyaş] [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
yudılar yūsufı bā-müşg ü gül-āb, sanki hammām içre toğdı āftāb [Yusuf'u misk ve gülsuyu ile yıkadılar, sanki hamam içine doğdu güneş]

Fa āftāb آفتاب zgüneş, gün ışığı OFa tāb/tabişn hararet, ışık

 tav2


15.04.2015
afiyet

Ar ˁāfiya(t) عافية z [#ˁfw msd.] günahtan ve kusurdan arınma, sağlık, selamet Ar ˁafā عفا zsildi, affetti

aforizm

Fr aphorisme vecize, güzel ve özlü söz EYun aphorismós αφορισμός ztanımlama EYun aphorízō αφορίζω z1. sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, 2. sürgün etmek, dışlamak +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır, hudut

aforoz

OYun aforismós αφορισμός zkilise tarafından komünyondan mahrum edilme cezası EYun aphorízō αφορίζω z [den.] sınırdışı etmek, sürgün etmek +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır

afra tafra

TTü afur-/afğur-/afkur- havlamak, öfkeyle bağırmak, esip üfürmek

afrodizyak

Fr aphrodisiaque cinsel uyarıcı EYun aphrodisiakós αφροδισιακός zAfrodit'e ait, a.a. öz Aphrodite aşk ve cinsellik tanrıçası