afrodizyak

afitap

Fa āftāb آفتاب zgüneş, gün ışığı OFa tāb/tabişn hararet, ışık

afiyet

Ar ˁāfiya(t) عافية z [#ˁfw msd.] günahtan ve kusurdan arınma, sağlık, selamet Ar ˁafā عفا zsildi, affetti

aforizm

Fr aphorisme vecize, güzel ve özlü söz EYun aphorismós αφορισμός ztanımlama EYun aphorízō αφορίζω z1. sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, 2. sürgün etmek, dışlamak +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır, hudut

aforoz

OYun aforismós αφορισμός zkilise tarafından komünyondan mahrum edilme cezası EYun aphorízō αφορίζω z [den.] sınırdışı etmek, sürgün etmek +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır

afra tafra

TTü afur-/afğur-/afkur- havlamak, öfkeyle bağırmak, esip üfürmek

afrodizyak

[ Vakit - gazete, 1930]
Mehtap altında çıplak vücutlar afrodizyak bir dans halkası olmuşlar.

Fr aphrodisiaque cinsel uyarıcı EYun aphrodisiakós αφροδισιακός zAfrodit'e ait, a.a. öz Aphrodite aşk ve cinsellik tanrıçası


14.02.2020
aft

Fr aphte ağızda ağrılı ödem EYun ʰáphtai ἅφται zyanık EYun ʰáptō ἅπτω, ἅφ- zdokunmak, tutmak, tutuşmak

after

İng after sonra << Eİng aefter << HAvr *h₂epo-tero- (*apo-tero-) daha-uzak, daha-sonra HAvr *h₂epo (*apo) art, arka, sonra (edat) )

aftos

Yun avtós αυτός zeril üçüncü tekil şahıs zamiri, o (erkek) EYun autós αυτός zkendi

afyon

Ar āfyūn آفيون zafyon EYun ópion όπιον za.a. EYun ópos όπος zözsuyu, reçine, özellikle afyon özü +ion << HAvr *sokʷo-s özsuyu, reçine

agâh

Fa/OFa ākāh آگاه zuyanık, aymış ≈ Ave ā-kāsa a.a. (Kaynak: Barth sf. 459)Ave kas- görmek, fark etmek