aftos

aforoz

OYun aforismós αφορισμός zkilise tarafından komünyondan mahrum edilme cezası EYun aphorízō αφορίζω z [den.] sınırdışı etmek, sürgün etmek +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır

afra tafra

TTü afur-/afğur-/afkur- havlamak, öfkeyle bağırmak, esip üfürmek

afrodizyak

Fr aphrodisiaque cinsel uyarıcı EYun aphrodisiakós αφροδισιακός zAfrodit'e ait, a.a. öz Aphrodite aşk ve cinsellik tanrıçası

aft

Fr aphte ağızda ağrılı ödem EYun ʰáphtai ἅφται zyanık EYun ʰáptō ἅπτω, ἅφ- zdokunmak, tutmak, tutuşmak

after

İng after sonra << Eİng aefter << HAvr *h₂epo-tero- (*apo-tero-) daha-uzak, daha-sonra HAvr *h₂epo (*apo) art, arka, sonra (edat) )

aftos

"sevgili, dost" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
Semizotu bastı, aftos suratı astı

Yun avtós αυτός zeril üçüncü tekil şahıs zamiri, o (erkek) EYun autós αυτός zkendi

 ot(o)+1


07.07.2015
afyon

Ar āfyūn آفيون zafyon EYun ópion όπιον za.a. EYun ópos όπος zözsuyu, reçine, özellikle afyon özü +ion << HAvr *sokʷo-s özsuyu, reçine

agâh

Fa/OFa ākāh آگاه zuyanık, aymış ≈ Ave ā-kāsa a.a. (Kaynak: Barth sf. 459)Ave kas- görmek, fark etmek

aganigi

TTü ana

agat

Fr agate yarı değerli bir taş, akik ≈ İt agata/agatha a.a. EYun aχátēs αχάτης zSicilya'da bu mineralin bulunduğu bir ırmak, a.a.

agav

Fr/İng agave Amerika kökenli bir kaktüs cinsi öz Agauē Yunan mitiolojisinde bir şahsiyet EYun agauós αγαυός zsoylu, seçkin