ah2

ağrı|mak

<< ETü aġrı- acı çekmek, hastalanmak <? ETü aġız ağız

ağustos

Yun ávgustos αύγουστος zRumi takvimin altıncı ayı öz Augustus 1. Roma imparatoru Octavianus'un (MÖ 30-MS 18) lakabı, 2. Roma takviminin altıncı ayı Lat augere artmak, büyümek, yücelmek

ağyar

Ar aġyār أغيار z [#ġyr afˁāl çoğ.] başkaları, yabancılar Ar ġayr غير z [t.] başka, başkası

ah u zar

Fa āh u zār آه و زار zah vah, ağlama

ah1

ünl acı, üzüntü, özlem, hayret, sevinç ünlemi

ah2

"feryat" [ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
āh Muhammed başımızğa tofrak saçıp kitmiş! (...) bir āh kılıp ün ketürdi. "... lanet"

Fa āh آه zferyat, lanet


05.02.2019
ahali

Ar ahāli أهالٍ z [#Ahl faˁāli çoğ.] yerliler, yerli halk Ar ahl أهل z [t.] bir yerin yerlisi

ahar

≈ Fa āhār/āhar آهار/آهر zaklık, yumurta akı ve nişastadan yapılan cila

ahbap

Ar aḥbāb أحباب z [#ḥbb afˁāl çoğ.] sevgililer, dostlar Ar ḥabīb حبيب z [t.] sevgili, dost

ahçik

Erm aġçig աղջիկ z [küç.] kız Erm aġiç աղիջ za.a.

ahenk

Fa āhang آهنگ zuyum, özellikle ses uyumu, armoni Fa hang هنگ zvezin, ölçü, edep