ahfat

ahar

≈ Fa āhār/āhar آهار/آهر zaklık, yumurta akı ve nişastadan yapılan cila

ahbap

Ar aḥbāb أحباب z [#ḥbb afˁāl çoğ.] sevgililer, dostlar Ar ḥabīb حبيب z [t.] sevgili, dost

ahçik

Erm aġçig աղջիկ z [küç.] kız Erm aġiç աղիջ za.a.

ahenk

Fa āhang آهنگ zuyum, özellikle ses uyumu, armoni Fa hang هنگ zvezin, ölçü, edep

aheste

Fa āhaste آهسته z [pp.] yavaş, sessiz Fa hastīdan هستيدن z1. olmak, varolmak, 2. uymak, uyumlu olmak, yaramak, değer olmak +a

ahfat

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
kanı bunca ebnā ü ahfādı [hani oğulları ve torunları?]

Ar aḥfād أحْفَاد z [#ḥfd afˁāl çoğ.] torunlar Ar ḥafīd حَفِيد z [t.] torun

 hafit


28.07.2015
ahır

Fa/OFa āχʷar آخور zyemlik, hayvan besleme yeri (≈ Sogd aχwr a.a. ) OFa χʷar yemek (ad) OFa χʷartan yemek (fiil)

ahi

Ar aχī أخى z [#Aχw] kardeşim Ar أخ zkardeş (≈ İbr/Aram ˀaχ אח za.a. )

ahir

Ar āχir آخِر z [#Aχr fāˁil fa.] son, sonuncu, sonraki ≈ Ar āχar آخَر zgerideki

ahiret

Ar āχira(t) آخرة z [#Aχr fāˁila(t) fa. fem.] sonraki şey, ölümden sonrası Ar āχir آخر zson, sonraki

ahit

Ar ˁahd عهِد z [#ˁhd faˁl msd.] 1. tanıma, 2. ant, sözleşme, yükümlülük Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu