ahududu

ahrar

Ar aḥrār [#ḥrr afˁāl çoğ.] hürler, azatlar Ar ḥurr أحرار z [t.] hür, azat edilmiş

ahsen

Ar aḥsan أحسن z [#ḥsn afˁal kıy.] daha güzel, en güzel Ar ḥasan حسن zgüzel

ahşap

Ar *aχşāb [#χşb afˁāl çoğ.] Ar χaşab خشب zağaç hammaddesi, kereste

ahtapot

Yun oχtopódion οχτοπόδιον z«sekiz ayak», bir deniz canlısı § Yun októ οκτό zsekiz (<< HAvr *oḱtṓw a.a. ) Yun pódi πόδι zayak

ahu

Fa āhū آهو zceylan << OFa āhūk a.a. ≈ Sogd āsūk a.a. ≈ Ave āsu hızlı, süratli

ahududu

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Framboise [Fr]: ahu tutu, böğürtlen, ağaç çileği.

<< TTü ahu dutu ağaç çileği

 ahu, dut


24.09.2017
ahund

Fa āχūnd آخوند‎ zhoca, molla Fa χʷand/χond efendi, rabb, yüce kişi

ahval

Ar aḥwāl أَحْوَال z [#ḥwl afˁāl çoğ.] haller Ar ḥāl حال z [t.]

ahz

Ar aχḏ أخذ z [#Aχḏ faˁl msd.] alma, kabul etme, zorla alma, esir alma Ar aχaḏa أَخَذَ zaldı

aidat

Ar ˁāˀidāt عائدات z [#ˁwd çoğ.] gelirler Ar ˁāˀida(t) عائدة z [fāˁila(t) t.] gelir, rant, bir yatırımdan geri gelen Ar ˁāda عَادَ zgeri geldi

AİDS

İng AIDS [abb.] bulaşıcı bir hastalık (İlk kullanım: 1982 US Centers for Disease Control.) İng Acquired Immune Deficiency Syndrome Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu