alçak

albeni

<< TTü al beni

albız

Ar iblīs إبليس zşeytan

albinos

Fr albinos doğuştan saçları ak olan Lat albus beyaz << HAvr *h₂elbʰ- (*albʰ-) a.a.

albüm

Fr album boş yapraklardan oluşan kitap, ciltli defter Lat album [n.] beyaz şey, beyaz kâğıt, boş sayfa Lat albus beyaz

albümin

Fr albumine yumurta akında bulunan bir protein << Lat albumen ak madde, yumurta akı Lat albus beyaz +men

alçak

ETü: "uysal" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
alçaḳ: al-ḥalīmu'ẓ-ẓarīf [uysal, halim selim] TTü: "... yumuşak" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
yaˁnī kim toprak gibi alçak durur / taş gibi katı degül yumşak durur TTü: alçak gönüllü [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
alçak gönüllü ol tekebbür olma "... hakir" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
alçaḳ: denī, pest, hakīr. (...) alçaḳ göŋüllü: mazlūm, yavaş, rām, mütevāzıˁ (...) aiçak bahāye satmak: ucuz satmak. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
alçalmak: Tedennī, irtikāp, boyun eğmek.

<< ETü alçak uysal, yumuşak, hakir, yavaş ≈ ETü-O aşak dağ dibi, aşağı

 aşağı

Not: Claus sf. 130, Sev sf. 1:134-144 alt sözcüğü ile ilişki olasılığı üzerinde dururlar. Ancak ETü aşak sözcüğünün bir diyalekt biçimi olması daha güçlü olasılıktır. Eski Batı Türkçesinde /ş/ > /lç/ evrimi standarttır (WOT sf. 1098).

Benzer sözcükler: alçak gönüllü, alçaklık, alçalmak, alçaltmak


19.03.2019
alçı

<< OTü alçu sıva yapımında kullanılan ak toprak, talk << ETü aşu boya yapımında kullanılan kızıl toprak

aldan|mak

ETü alda- aldatmak, kandırmak +In- ETü al hile +dA-

aldehit

Fr aldéhyde İng aldehyde alkollerden elde edilen bir kimyasal madde sınıfı YLat alcool dehydrogenatus suyu alınmış alkol

aldente

İt al dente «dişe gelir», az pişmiş makarnayı tarif eden bir söz İt à+ dente diş << Lat dens, dent- a.a.

aldır|mak

<< OTü aldur- (≈ ETü altız- yakalatmak, almasına neden olmak ) ETü al- +tUr-