alay

alarga

İt al largo açıkta, (gemi) sahilden açılmış İt ad+ largo açık, geniş, uzak << Lat largus a.a.

alarm

Fr alarme silaha çağrı [14. yy], her çeşit ikaz sinyali [17. yy] İt all' arme silahlara! İt à+ arma silah

alaşım

<? YTü *alaş- +Im

alaturka

İt alla turca Türk gibi, Türk usulü öz à+ Turco Türk

alavere dalavere

TTü ala vere

alay

"düzenli askeri birlik" [ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
iki cānibden ṣaflar ve alaylar düzetdiler ve savaş eylediler alay beği [ Fatih Sultan Mehmed, Kanunname-i Al-i Osman, <1481]
kadılar defter kedχudālarınuŋ ve alay beglerinüŋ üstinde otururlar. "... resmigeçit ... kalabalık" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
alay: Turma, phalanx [askeri birlik] & pompa solennis, processio [resmigeçit] (...) bir alay eşkıya, bir alay boş kelīmāt alay et-, alaycı [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
alay etmek: eğlenmek, tahkir etmek. alaycı: Daima şen bulunan adam.

<< OYun alágion αλάγιον zlejyonu oluşturan askeri birliklerin her biri Lat ala 1. kanat, 2. legio'dan küçük askeri birim, alay << ALat *axla koltuk, kürek kemiği

Not: [etym düzeltildi: 2/2/2019] Aslen askeri birlik adıdır. Argo kökenli olan "eğlenme" anlamına 19. yy'dan önce rastlanmaz. Ara halka "kalabalıkla taciz etmek" olmalıdır.

Benzer sözcükler: alay alay, alay beyi, alaycı, alaylı, fener alayı

Bu maddeye gönderenler: albay (yarbay), miralay


02.02.2019
alayiş

Fa ālāyiş آلايش zbulaşma, bulaşıklık, yozlaşma Fa ālūdan, ālāy- آلودن, آلاى zbulaşmak +iş

alaz

≈ TTü yalabız/yalaz alev, parıltı

alazalik

Ar ˁalā ḏāliki عَلَى ذٰلك zbunun üzerine, bu yüzden

albatros

Fr albatros bir tür deniz kuşu Port alcatraz balıkçıl kuşu, pelikan ~? Ar al-ġaṭṭās الغطّاس z [#ġṭs faˁˁāl mesl.] dalgıç

albay

TTü alay beyi