alaz

alaşım

<? YTü *alaş- +Im

alaturka

İt alla turca Türk gibi, Türk usulü öz à+ Turco Türk

alavere dalavere

TTü ala vere

alay

<< OYun alágion αλάγιον zlejyonu oluşturan askeri birliklerin her biri Lat ala 1. kanat, 2. legio'dan küçük askeri birim, alay << ALat *axla koltuk, kürek kemiği

alayiş

Fa ālāyiş آلايش zbulaşma, bulaşıklık, yozlaşma Fa ālūdan, ālāy- آلودن, آلاى zbulaşmak +iş

alaz

TTü: [ Karacaoğlan, <1700]
alaz alaz [alev alev] olmuş dağların karı TTü: alazlama [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
humre: Yılancık denilen illet. İşte bu illete alazlama da derler.

≈ TTü yalabız/yalaz alev, parıltı

 yalım

Not: Anadolu ağızlarında yalaz, yalım, yalın, yalağı, yalağız, yalavı biçimleri yaygındır.

Benzer sözcükler: alazlamak, alazlama, alazlanmak


12.06.2015
alazalik

Ar ˁalā ḏāliki عَلَى ذٰلك zbunun üzerine, bu yüzden

albatros

Fr albatros bir tür deniz kuşu Port alcatraz balıkçıl kuşu, pelikan ~? Ar al-ġaṭṭās الغطّاس z [#ġṭs faˁˁāl mesl.] dalgıç

albay

TTü alay beyi

albeni

<< TTü al beni

albız

Ar iblīs إبليس zşeytan