alimallah

alibi

İng alibi suç zanlısının suç yerinde olmadığına dair kanıt Lat alibi başka yerde Lat alius başka, diğer

alicenap

§ Ar ˁāli عالٍ zyüksek Ar canāb جَناب zkat, nezd, hazret

alicengiz

Ar āl آل zaile, sülale (Ar āla آل zdöndü, geri geldi )

alil

Ar ˁalīl عليل z [#ˁll faˁīl sf.] arızalı, hasta Ar ˁalla عَلَّ zbozuldu, kusurlu idi

alim

Ar ˁālim عالِم z [#ˁlm fāˁil fa.] ilim sahibi, bilen, bilgin Ar ˁalama عَلَمَ zbildi

alimallah

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kokotlar Mektebi, 1927]
ammā ˁalemallah ve şehedallah ve kefā billāhi Muhammedun Resūlallah yemīni ile böyle olmışdur kim

Ar ˁalama Allāhu Allah bilir § Ar ˁalama علم zbildi Ar Allāh الله z

 ilim, Allah

Not: Veya Allāhu aˁlam "Allah en iyi bilir".


02.10.2014
alinazik

Ar ˁala'n-naizak عل النيزك zşişte pişirilen yemek, şiş kebap Ar naizak نَيْزَك zşiş, mızrak OFa nīzag a.a.

aliterasyon

Fr allitération ses benzeşmesi, aynı sesi içeren sözcüklerle yapılan söz sanatı Lat ad+ littera harf

alizarin

Fr alizarine kırmızı kök boya (İlk kullanım: y. 1830 Robiquet, Fr. kimyacı.) Fr alizari kök boya hammaddesi +in° Ar al-ˁuṣāra(t) العصارة zöz suyu, usare

alize

Fr alizé tropik bölgelerde esen bir mevsim rüzgârı Fr à+ lis yumuşak, uygun (rüzgâr)

alkali

Fr/İng alkali bir kimya terimi Ar al-ḳalī القلى z [#ḳlw] kostik soda, sodyum hidroksit Ar ḳalā قلا zyaktı, kızarttı