ankiloz

Anka

Ar ˁanḳāˀ عنقاء z [#ˁnḳ fem.] mitolojik bir kuş <? Ar aˁnaḳ أعنق z [afˁal sf.] uzun boyunlu

ankastre

Fr encastré [pp.] duvara gömülü Fr encastrer yuvasına sokmak, gömmek İt incastrare [den.] a.a. Lat in+1 castrum tahkim edilmiş yer, müstahkem mevki

ankebut

Ar ˁankabūt عنكبوت z [#ˁkb] örümcek ≈ Aram ˁakkabītā עכּ‎ביתא za.a. Aram ˁīkēb עִיכֵּב z [#ˁkb] tutmak, durdurmak

ankesör

Fr encaisseur tahsildar Fr encaisser [den.] kasaya koymak, para tahsil etmek +(t)or Fr in+1 caisse kasa

anket

Fr enquête her türlü soruşturma << OLat inquaesta [pp. n. çoğ.] a.a. Lat inquirere, inquaest- araştırmak, soruşturmak Lat in+1 quaerere, quaest- sormak

ankiloz

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
Her gün bu işi etmeye üşenmeyen yaşlı zevatlar kalp, romatizma, ‘ankiloz’ gibi şeylerden kurtulurlar.

Fr ankylose tıpta eklem kireçlenmesi EYun ankýlōsis αγκύλωσις zbükülme (İlk kullanım: MS 2. yy Galenus, Yun. tabip (y. 129 - y.200).) EYun ankýlō αγκύλω zkıvırmak, bükmek +osis HAvr *h₂eng-ulo-s (*ang-ulo-s) a.a.

 ankraj

Not: Karş. EYun ankýlē "büklüm, dirsek", Lat angulus "dirsek, açı" > İng angle "açı".

Benzer sözcükler: ankilozan


26.04.2019
ankraj

Fr ancrage demirleme, çapa atma Fr ancre gemi demiri, çapa +age << Lat ancora a.a. EYun ánkyra άγκυρα za.a. << HAvr *h₂eng-ulo-s (*ang-ulo-s) bükük şey, kanca, çengel HAvr *h₂eng- (*ang-) bükmek, kıvırmak

anksiyete

Fr anxiété sıkıntı, endişe, sebepsiz korku Lat anxietas a.a. Lat angere, anx- sıkmak, daraltmak, boğmak +itas

anla|mak

<< ETü-O aŋla- ayırt etmek, idrak etmek ETü aŋ/aġ ayrım +lA-

anlak

ETü/TTü aŋla- +Uk

anlam

TTü anla- +Im