apandisit

anut

Ar ˁanūd عنود z [#ˁnd faˁūl sf.] yanlışta ısrar eden, inatçı Ar ˁanada عند zısrar ve inat etti

anüs

YLat anus makat Lat anus/annus halka, yüzük << HAvr *h₁eh₂no-s (*āno-s) halka

anyon

YLat anion «yukarı doğru» giden iyon (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) EYun ana+ iōn ιών zgiden

anzarot

Ar ˁanzarūt عنزروت z Fa anzarūt أنزروت zilaç ve baharat olarak kullanılan bir sakız, trifolium odoratum

aort

Fr aorte ana atardamar EYun aortḗ αορτή z [fem.] 1. yukarı çıkan, 2. a.a. (İlk kullanım: Bugünkü anlamda Aristoteles (MÖ 384-322).) EYun aeírō αείρω, αερ- zkaldırmak, yukarı çıkarmak +t° << HAvr *h₂wer- ¹ (*awer-) kaldırmak

apandisit

[ Ali Seydi, Lisan-ı Osmanide Müstamel Lugat-i Ecnebiye, 1911]
apandisit: Kör bağırsağın iltihabı.

Fr appendicite kör bağırsak iltihabı Fr appendice 1. eklenti, zeyl, 2. kör bağırsak +itis Lat appendix sarkan şey, kuyruk Lat appendere ucundan sarkıtmak, ekli olmak Lat ad+ pendēre sarkıtmak

 pandantif

Benzer sözcükler: apandis, apendektomi


07.08.2020
apar|mak

Fa *apardan götürmek << OFa appurtan, appar- a.a. << HAvr *h₂epo-bʰer- (*apo-bʰer-)

aparat

Alm Apparat cihaz, aygıt Lat apparatum [pp. n.] hazırlanmış şey Lat apparare (bir şey için) hazırlamak +()t° Lat ad+ parare hazırlamak, tedarik etmek << HAvr *per-¹ a.a.

aparatçik

Rus aparatçik Komünist Partisi mensubu

aparey

Fr appareil cihaz, aygıt << Lat appariculum [küç.] a.a. Lat apparatum hazırlanmış şey, düzenek +icul°

aparküt

İng uppercut bir boks vuruşu § İng upper üst, yukarı (İng up aşağıdan yukarı doğru ) İng cut kesme