arı2

argın

TTü ar- yorulmak, dermansız kalmak +gIn

argo

Fr argot 1. Paris hırsızlarının özel dili [16. yy], 2. herhangi bir meslek veya zümreye ait özel dil

argon

YLat argon asal bir gaz (İlk kullanım: 1894 Lord Rayleigh & William Ramsay, İng kimyacılar.) EYun argós αργός ztembel, eylemsiz, çalışmaz EYun a(n)+ érgon έργον z

argüman

Fr argument tez, ifade, tartışma Lat argumentum Lat arguere açıklamak, kanıtlamak, ifşa etmek +ment°

arı1

<< ETü arı malum böcek

arı2

ETü: [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
arığ yollarda yorıp [temiz yollarda yürüyüp] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
arī: pak, temiz.

<< ETü arıġ temiz, saf ETü arı- temizlemek +I(g)

Bu maddeye gönderenler: arın-


29.01.2015
arık1
arık2

<< ETü aruk yorgun, bitkin ETü ar- yorulmak, bitkin düşmek +Uk

arın|mak

<< ETü arın- temizlenmek ETü arı- temizlemek

arız

Ar ˁāriḍ عارض z [#ˁrḍ fāˁil fa.] yoluna çıkan, uğrayan, sonradan olan Ar ˁaraḍa عَرَضَ zönüne çıktı, aykırı geldi

arıza

Ar ˁāriḍa(t) عارضة z [#ˁrḍ fāˁila(t) fa. fem.] 1. arız olan şey, engel, kaza, 2. felsefede öze ait olmayan, arızi şey, accident Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyoluna çıktı, uğradı