arıza

arı2

<< ETü arıġ temiz, saf ETü arı- temizlemek +I(g)

arık1
arık2

<< ETü aruk yorgun, bitkin ETü ar- yorulmak, bitkin düşmek +Uk

arın|mak

<< ETü arın- temizlenmek ETü arı- temizlemek

arız

Ar ˁāriḍ عارض z [#ˁrḍ fāˁil fa.] yoluna çıkan, uğrayan, sonradan olan Ar ˁaraḍa عَرَضَ zönüne çıktı, aykırı geldi

arıza

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁārızat: Accidens, res accidentalis, superveniens malum, casus adversus (...) ˁārızī: Accidentalis. "... rahatsız edici kişi" [ Ekşi Sözlük, 2003]
arıza: herşey yolunda giderken arada zıpçıktılık yapan karakterdeki insanları tanımlayan sözcük.

Ar ˁāriḍa(t) عارضة z [#ˁrḍ fāˁila(t) fa. fem.] 1. arız olan şey, engel, kaza, 2. felsefede öze ait olmayan, arızi şey, accident Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyoluna çıktı, uğradı

 arz1

Benzer sözcükler: arızalanmak

Bu maddeye gönderenler: avarız


26.07.2019
ari1

Ar ˁāri عارٍ z [#ˁry fāˁil fa.] çıplak Ar ˁarā عرا zçıplak idi

ari2

Fr arien Hintavrupai, Hintavrupa dillerine veya kavmine mensup olan EFa/Sans ārya- 1. soylu, saygın, seçkin kimse, 2. bir kavim adı

arif

Ar ˁārif عارف z [#ˁrf fāˁil fa.] bilen, usta, tecrübeli kimse Ar ˁarafa عَرَفَ zbildi

arifane

<< TTü ḥarīfāne حريفانه zortaklaşa Ar ḥarīf meslektaş, ortak +āne

arife

Ar ˁarafa(t) عرفة z [#ˁrf faˁala(t) ] Zilhicce ayının dokuzu, Kurban bayramından önceki gün ≈ İbr/Aram ˁereb עֶרֶב z [#ˁrb] akşam, gün batımı, özellikle Şabattan önceki Cuma günü ve o akşam yapılan ibadet İbr ˁārav עָרַב z(güneş) batma, akşam olma, gecikme (Kaynak: Jastrow sf. 1110-1111)≈ Akad ˁerēbu gün batımı, batı