ardıç

arazi

Ar arāḍi أراضٍ z [#Arḍ faˁāli çoğ.] topraklar, arsalar Ar arḍ أرض z [t.] 1. yer, toprak parçası, arsa, 2. yeryüzü

arbalet

Fr arbalète mekanik ok atma aygıtı << Lat arcuballista a.a. § Lat arcus yay Lat ballista fırlatma aygıtı, mancınık

arbede

Ar ˁarbada(t) عربدة z [#ˁrbd faˁlala(t) q. msd.] kavga, tartışma

arbitraj

Fr arbitrage hakemlik, arabuluculuk Fr arbitrer [den.] arabuluculuk etmek +age Lat arbiter hakem, hakim, arabulucu, tanık

arboretum

YLat arboretum araştırma amacıyla oluşturulmuş ağaç koleksiyonu, botanik bahçesi Lat arbor ağaç

ardıç

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
artuç: al-ˀarˀar [[ardıç ağacı]] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ardıç kuşu: Sarılı karatavuk nevinden semermer.

<< ETü artuç bir tür bodur kozalaklı ağaç, juniperus

Benzer sözcükler: ardıç kuşu


30.01.2015
ardıl

TTü art +Il

ardışık

TTü art arka +Iş-

ardiye

Ar arḍ أرض zyer +īya(t)1

arduvaz

Fr ardoise çatı örtücü olarak kullanılan ince siyah taş

arena

Fr arène 1. kum, kumluk, 2. stadyumun kum zemini Lat arena/harena a.a.