arife

arıza

Ar ˁāriḍa(t) عارضة z [#ˁrḍ fāˁila(t) fa. fem.] 1. arız olan şey, yoluna çıkan veya başına gelen şey, kaza, 2. felsefede bir şeyin özüne ait olmayıp sonradan gelen şey, accident Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyoluna çıktı, uğradı

ari1

Ar ˁāri عارٍ z [#ˁry fāˁil fa.] çıplak Ar ˁarā عرا zçıplak idi

ari2

Fr arien Hintavrupai, Hintavrupa dillerine veya kavmine mensup olan EFa/Sans ārya- 1. soylu, saygın, seçkin kimse, 2. bir kavim adı

arif

Ar ˁārif عارف z [#ˁrf fāˁil fa.] bilen, usta, tecrübeli kimse Ar ˁarafa عَرَفَ zbildi

arifane

<< TTü ḥarīfāne حريفانه zortaklaşa Ar ḥarīf meslektaş, ortak +āne

arife

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
ol kün penç-şenbe küni erdi [perşembe günü idi] ˁarefe küni, yarındası ḳurbān küni [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
arife: Öngün, bir önceki gün.

Ar ˁarafa(t) عرفة z [#ˁrf faˁala(t) ] Zilhicce ayının dokuzu, Kurban bayramından önceki gün ≈ İbr/Aram ˁereb עֶרֶב z [#ˁrb] akşam, gün batımı, özellikle Şabattan önceki Cuma günü ve o akşam yapılan ibadet İbr ˁārav עָרַב z(güneş) batma, akşam olma, gecikme (Kaynak: Jastrow sf. 1110-1111)≈ Akad ˁerēbu gün batımı, batı

 irfan

Not: Karş. İbr ˁerev şabath "saturday eve". • İslami gelenekte Mekke yakınındaki ˁArafāt dağının adından iştikak edilir; ancak bu gibi açıklamaların mitolojik nitelikte olduğu şüphesizdir.


20.08.2018
aristokrasi

Fr aristocratie soylular iktidarı, soylular sınıfı EYun aristokrateía αριστοκρατεία zsoylular iktidarı § EYun áristos άριστος zen uygun, en seçkin (<< HAvr *ar-isto- en uygun HAvr *ar- uymak, eklenmek ) EYun krátos κράτος ziktidar

aritmetik

Fr arithmetique a.a. EYun arithmetikḗ αριθμετική zsayı saymaya ilişkin EYun arithmós αριθμός zsayı +ik° << HAvr *ərəi-dhmo- HAvr *rē(i)- saymak, akıl yürütmek

aritmi

Fr arythmie İng arhythmy ritm bozukluğu, özellikle nabızda

ariyet

Ar ˁārīya(t) عاريّة z [#ˁwr msd.] 1. ödünç, eğreti, 2. İslam hukukunda aynen iade şartıyla verilen borç Ar ˁāra عار zsakat ve kusurlu idi, eğreti idi

ariza

Ar *ˁarīza(t) عريضه z [#ˁrḍ faˁīla(t) ] Ar ˁaraḍa عَرَضَ zarz etti, diledi