artık gelmesen de olur

arter

Fr artère damar, özellikle atardamar EYun artēría αρτηρία zatardamar EYun artēr αρτήρ zkaldıran +ia EYun aeírō αείρω zkaldırmak, yukarı çıkarmak +tēr

arterioskleroz

Fr artériosclérose damar sertleşmesi § EYun artēría αρτηρία zatardamar EYun sklērósis σκληρόςις zsertleşme

artezyen

Fr artésien Fransa'nın Artois bölgesinde Bélidor (1698-1761) tarafından geliştirilen kuyu türü öz Artois Kuzey Fransa'da bir bölge

artı

TTü art- +I(g)

artık

<< ETü artuk fazla ETü art- çoğalmak, büyümek +Uk

artikel

Alm Artikel 1. edat, parçacık, gramerde belirteç, 2. nesne, edevat, ticari meta Lat articulus eklemcik

artiküle

Fr articuler birbirine eklemek, eklemlemek, madde madde saymak Lat articulare [den.] a.a. Lat articulus [küç.] eklemcik, madde Lat artus eklem +icul° << HAvr *h₂r̥-tó-s (*ar̥-tó-s) HAvr *h₂er- (*ar-) uymak, eklenmek

artist

Fr artiste sanatçı Fr art sanat << Lat ars, art- el becerisi, hüner, sanat << HAvr *h₂r-̥tí-s (*ar-̥tí-s) HAvr *h₂er- (*ar-) uymak, eklenmek

artrit

Fr arthrite eklem iltihabı EYun árthron άρθρον zeklem +itis << HAvr *h₂ér-dʰro-m HAvr *h₂er- (*ar-) eklenmek, uymak

arus

Ar ˁarūs عروس z [#ˁrs faˁūl ] gelin veya damat ≈ Aram ˀarūş ארוש z [#ˁrş] gelin

aruz

Ar ˁarūḍ عروض z [#ˁrḍ faˁūl im.] 1. kesen, önüne çıkan, 2. Arap şiirinde her beytin birinci mısraının son hecesi, şiir vezni Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyoluna çıktı, önünü kesti