as1

arz1

Ar ˁarḍ عَرْض z [#ˁrḍ faˁl msd.] 1. sunma, sunum, 2. en, coğrafyada enlem Ar ˁaraḍa عَرَضَ z1. sundu, 2. önüne çıktı, enine durdu

arz2

Ar arḍ أرض z [#Arḍ faˁl ] 1. yer, yeryüzü, ülke, 2. en, genişlik

arzu

Fa ārzū آرزو zistek, arzu, özellikle cinsel istek << OFa āwarzōg/āwarjōg a.a. ≈ Ave ā+ bərəj-, bərəg istek, arzu

arzuhal

§ Ar ˁarḍ sunma, arzetme Ar ḥāl durum

as|mak

<< ETü as- bir yere takarak sarkıtmak, asmak

as1

aso [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1899]
karamaçanın fantisi, kupanın asosu

Fr as iskambilde birli, bir işte başta gelen kimse << Lat as en küçük bakır para birimi

Benzer sözcükler: aso, assolist


07.07.2012
as2

<< ETü as bir tür küçük memeli, kakım, ermin

asa

Ar ˁaṣā عصا z [#ˁṣw faˁal ] değnek, baston Aram ˁeṣ, ˁeṣā עֵצָא z [#ˁṣ] ağaç ≈ İbr ˁeṣah עֵצָה za.a.

asabiye

Ar ˁaṣab عصب z [#ˁṣb faˁal ] sinir

asabiyet

Ar ˁaṣabiyya(t) [#ˁṣb] aşiret dayanışması, hamiyet, fanatizm Ar ˁaṣaba(t) [faˁala(t) ] aralarında kan bağı bulunan akraba topluluğu +īya(t)2 Ar ˁaṣaba عَصَبَ zbağlandı, sarmaş dolaş oldu, (urgan) ördü

asaf

Ar āṣaf آصف z [#Aṣf] vezirlere verilen bir sıfat öz āsaph b. Berekiya אָסַף zTevrat'a göre Hz. Süleyman'ın bilge veziri İbr āsaph אָסַף ztoplayıp bir araya getirme, özellikle ürün toplama, hasat