asaf

as1

Fr as iskambilde birli, bir işte başta gelen kimse << Lat as en küçük bakır para birimi

as2

<< ETü as bir tür küçük memeli, kakım, ermin

asa

Ar ˁaṣā عصا z [#ˁṣw faˁal ] değnek, baston Aram ˁeṣ, ˁeṣā עֵצָא z [#ˁṣ] ağaç ≈ İbr ˁeṣah עֵצָה za.a.

asabiye

Ar ˁaṣab عصب z [#ˁṣb faˁal ] sinir

asabiyet

Ar ˁaṣabiyya(t) [#ˁṣb] aşiret dayanışması, hamiyet, fanatizm Ar ˁaṣaba(t) [faˁala(t) ] aralarında kan bağı bulunan akraba topluluğu +īya(t)2 Ar ˁaṣaba عَصَبَ zbağlandı, sarmaş dolaş oldu, (urgan) ördü

asaf

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Süleymān aydı: Âṣaf bu kün χutbede meni nelük yād kılmadıŋ [neden anmadın]? [ Meninski, Thesaurus, 1680]
bir hekīmi feylesūf ve bir āsafi sālıh-vukūf: [İt.] Dottissimo, prudentissimo, et prattichissimo Ministro

Ar āṣaf آصف z [#Aṣf] vezirlere verilen bir sıfat öz āsaph b. Berekiya אָסַף zTevrat'a göre Hz. Süleyman'ın bilge veziri İbr āsaph אָסַף ztoplayıp bir araya getirme, özellikle ürün toplama, hasat


26.08.2017
asal

Fa āsāl آسال zesas, temel (Kaynak: BK sf. 24, Steingass 47.)

asalak

<? TTü as- +AlAk

asalet

Ar aṣāla(t) أصالة z [#Aṣl faˁāla(t) msd.] köklü olma, soylu olma Ar aṣila أصل zköklendi, soylu idi

asamble

Fr assemblée [pp. fem.] meclis Fr assembler bir araya getirmek, toplamak << OLat *assimulare Lat ad+ simulare benzetmek, denkleştirmek

asansör

Fr ascenseur mekanik tırmanma aracı (İlk kullanım: 1867 Léon Edoux, Fr. mühendis.) Fr ascendre yükselmek, tırmanmak +(t)or << Lat adscendere a.a. Lat ad+ scandere basamak çıkmak, tırmanmak