asıl

aseton

Fr acétone kimyada asetik asitin yanıcı ve uçucu bir türevi Lat acetum sirke

asfalt

Fr asphalte bitüm, asfalt EYun ásphalton άσφαλτον za.a., Babil ve İran'da bulunan bir tür neftli madde

asfalya

Yun asfalía ασφαλία zgüvence, güvenlik, sigorta << EYun asphalḗs ασφαλής z«düşmez», emin, güvenli, sağlam +ia EYun a(n)+ sphállō σφάλλω zdüşürmek, çelmek

asgari

Ar aṣġar أصغر z [#ṣġr afˁal kıy.] daha küçük, en küçük Ar ṣaġīr صغير zküçük

ashap

Ar aṣḥāb أصحاب z [#ṣḥb afˁāl çoğ.] sahipler, dostlar, özellikle peygamberin dostları Ar ṣāḥib صاحب z [t.] dost

asıl

[ Kutadgu Bilig, 1069]
kişi aslıŋa kör kılınçı tanuk [kişinin soyuna bak karakteri tanık] aslî [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
cehdeyle br aṣlī güherin olmasa kisbī güherin olsun [soydan cevherin yoksa edinilmiş cevherin olsun]

Ar aṣl أصل z [#Aṣl faˁl msd.] 1. bitki kökü, 2. (mec.) soy, ilke, temel, esas ≈ Ar aṣila 1. köklendi, 2. soylu idi

Benzer sözcükler: asılsız, aslen, aslî, aslında

Bu maddeye gönderenler: anasıl, asalet, asil, asla, asliye, nasıl, usul


20.05.2015
asır

Ar ˁaṣr عصر z [#ˁṣr faˁl ] 1. çağ, dönem, devir, 2. ikindi vakti ≈ Aram ˁaṣarthā עַצַרְתָא z İbr ˁasereth עַצֶרֶת z1. kalabalık, hengâme, 2. Pesah bayramını izleyen elli günlük süreyi tamamlayan festival, herhangi bir dönemin sonu İbr ˁāṣar sıkışmak, tıkanmak, kalabalık olmak

asi

Ar ˁāṣi عاصٍ z [#ˁṣy fāˁil fa.] isyan eden Ar ˁaṣā عصا zisyan etti

asil

Ar aṣīl أصيل z [#Aṣl faˁīl sf.] köklü, soylu Ar aṣila أصل zköklü idi, soylu idi

asimetri

Fr asymmétrie simetrik olmama Fr a(n)+ symmétrie simetri

asimile

Fr assimiler özümsemek, benzeşmek veya benzeştirmek Lat assimilare benzetmek, benzeştirmek Lat ad+ similis benzer