aura

atrium

Lat atrium ocak, evin iç avlusu << HAvr *h₂eh₁tr-i̯e- (*ātr-i̯é-) ateş yeri HAvr *h₂eh₁ter- (*āter-) ateş yakmak

atrofi

Fr atrophie gelişemeyip büzülme, dumura uğrama EYun atrophía ατροφία za.a. EYun a(n)+ tréphō τρέφω, τροφ- zbeslemek, beslenmek +ia

atropin

Fr atropine belladonna bitkisinden elde edilen zehir (İlk kullanım: 1818 Pierre-Hubert Nysten, Belç. hekim.) YLat atropa belladonna bitkisinin bilimsel adı, güzelavrat otu +in° EYun átropos άτροπος z1. değişmez, dönmez, eğilmez, 2. kader tanrıçalarından birinin adı EYun a(n)+ trépō, trop- τρέπω, τροπ- zdönmek, yönelmek

attar

Ar ˁaṭṭār عَطَّار z [#ˁṭr faˁˁāl mesl.] ıtır satan, baharatçı Ar ˁiṭr عِطْر zıtır

au pair

İng au pair hizmet takası (esk.), dil eğitimi karşılığında çocuk bakıcılığı yapan genç kız Fr au pair eşitlik bazında Fr à+ pair << Lat paria [n. çoğ.] birbirine eşit olan Lat par denk, eşit (sıfat)

aura

"sara nöbetinden önceki ruhsal durum" [ Milliyet - gazete, 1956]
Bâzı büyük sar'a nöbetlerinin habercisi olan aura yâni esinti denen hal "... hale" [ Cumhuriyet - gazete, 1996]
Bu özellik farklılaştırır her kentin kokusunu, tadını, 'aura'sını.

İng aura esinti, bir nesneyi veya kişiyi çevreleyen enerji veya ışık, hale EYun aúra αὔρα zesinti, nefes ≈ EYun aēr a.a., hava

 aer(o)+


18.08.2017
aut

İng out 1. dışarı, 2. futbolda topun dışarı atılması << Eİng ūt a.a. << Ger *ūt a.a. << HAvr *úd dışarı

av

<< ETü āv avlanma eylemi ve avlanan şey

avadanlık

~? Fa ābdān آبدان zsu kabı, çanak çömlek

aval aval

?

avam

Ar ˁawāmm عوامّ z [#ˁmm fawāˁil çoğ.] sıradan halk, umum Ar ˁamma(t) عمّة z [t.]