ayan1

aya

<< ETü aya elin iç tarafı

ayak

<< ETü adak ayak, bacak

ayakkabı
ayaklan|mak

<< ETü adaklan- ayağa kalkmak, ayak sahibi olmak ETü adak ayak +lAn-

ayal

Ar ˁiyāl عيال z [#ˁwl fiˁāl msd.] bakmakla yükümlü olunanlar, aile Ar ˁāla عال zgeçimini sağladı

ayan1

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
begler ü aˁyān [önde gelenler, rical] aŋa hep geldüler / pādişāhe karşu χıdmet kıldılar YO: ayan meclisi "senato" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
heyˁet-i aˁyān: cālī-i kavmden müntehib [ülkenin önde gelenlerinden seçilen] meclis

Ar aˁyān أعيان z [#ˁyn afˁāl çoğ.] 1. gözler, 2. memleketin önde gelenleri, seçkinler Ar ˁayn عين z [t.] göz

 ayn

Benzer sözcükler: ayan meclisi, eşraf ve ayan


10.10.2014
ayan2

Ar ˁiyān عيان z [#ˁyn fiˁāl msd.] 1. açık seçik görme, 2. apaçık, belirgin, aşikâr Ar ˁāyana عاين z [III f.] gözüyle gördü

ayar

Ar ˁiyār عِيَار z [#ˁyr fiˁāl msd.] altın ve gümüşün saflık ölçüsü, saatin hassas ölçümü, ölçüt Aram #ˁwr עור zuyanmak, uyanık olmak, nöbet tutmak ≈ Aram ˁīyr עׅיר znöbetçi, gözetici, muhafız

ayart|mak

<< ETü adart- yoldan çıkarmak, tehlikeye atmak <? ETü ada tehlike

ayaz

<< ETü ayās berrak, aydınlık ETü aya- 1. berrak ve aydınlık olmak, 2. aylı olmak +Uz

ayazma

Yun ayíasma ἁγίασμα z1. kutsama, 2. kutsal sayılan yer, özellikle pınar << EYun ʰagíasma ἁγίασμα zkutsama EYun ʰagiázō ἁγιάζω zkutsamak +ma(t) EYun ʰagíos ἁγίος zkutsal, aziz << HAvr *i̯āǵ-i̯u-s a.a. << HAvr *Hi̯eh₂ǵ- (*i̯āǵ-) kutsamak, övmek