ayla

ayıp

Ar ˁayb عيب z [#ˁyb faˁl msd.] kusur, hata Ar ˁāba عاب zkusurlu idi, kusur etti

ayır|mak

<< ETü adır- ayırmak <? ETü *ad- ayrılmak, fark etmek +Ir-

ayırt

<< ETü ādırt ayırma, ayrım ETü ādır- +Ut

ayin

Fa āḏīn/āyīn آيين ztöre, tören, merasim << OFa ādēn görenek, töre

aykırı

<< ETü arkuru zıt yönde ETü arka- 1. ters gitmek, 2. ardından gitmek +(g)ArU

ayla

TTü: ay ağılı "hale" [ Amasyalı Mahmud b. İbrahim, Miftahu'l-Luga, <1512]
hāle [Ar.]: Arabīdir, χirmen-i māh dirler, ayıŋ etrafında ağıllıktır, ay ağılı dirler. YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
ayla = Hale

<< TTü ay ağılı hale TTü ağıl ağarma, beyazlık TTü ak +Il2

 ay, ak

Not: Muhtemelen TTü ay ağılı deyiminin halk ağzındaki biçimi iken YTü yazı diline derlenmiştir. TTü ağıl sözcüğünde, renk adlarında kullanılan ve "zayıf veya belirsiz renk" anlamı veren +Il eki görülür. Karş. kızıl, yaşıl.


30.06.2019
aylak

OTü aylan- dönmek, dolanmak +Uk

aymaz

TTü ay- uyanmak, ayılmak (halk ağzı) +mAz

ayn

Ar ˁayn عين z [#ˁyn faˁl ] 1. göz, 2. göze, pınar, 3. seçkin kimse, zat, 4. bir şeyin ta kendisi, muayyen ve mahsus olan şey, 5. İslam hukukunda maddi değeri olan nesne, mal, 6. Arap alfabesinde bir harf ≈ Aram ˁayin עין zgöz, Arami ve İbrani alfabesinde bir harf ≈ Akad īnu göz

ayna

Fa āyīna آيينه zayna << OFa *ādēnag göstergeç (≈ Ave avi-dayana- göstermek Ave avi+ dāi-, dī- görmek )

aynasız

TTü ayna +sIz