büyüteç

bütün

<< ETü bütün tam, kâmil, olgun ETü büt- bitmek, kemale ermek +In

büvet

<< TTü büget/bügüt bir engelden ötürü oluşan su birikintisi TTü büge- suyun önünü tıkamak +Ut ETü bük engel, tıkaç, set +(g)A-

büyü

<< ETü bögü/bügü alim, hekim, şaman ≈ Moğ bögü a.a.

büyü|mek

<< ETü bedü- büyümek

büyük

<< ETü bedük büyük ETü bedü- büyümek +Uk

büyüteç

YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
büyüteç = Pertevsuz

TTü büyüt- +(g)Aç

 büyü-


04.11.2013
büz

Fr buse künk Hol buyse

büz|mek

<< OTü büz- burmak, bükmek ≈ ETü bür- a.a.

büzük

<< OTü büzük anüs ETü büz- +Uk

caba

Ar cabāˀ جباء z [#cby faˁal ] bir tür olağanüstü vergi Aram gəbā גְּבָא z [#gb] vergi veya ceza tahsil etmek, haczetmek (Kaynak: Jastrow sf. 206.)

cabbar

Ar cabbār جبّار z [#cbr faˁˁāl mesl.] cebr eden, Allah'ın sıfatlarından biri Ar cabara جَبَرَ zgüçlü idi