bakir

bakaya

Ar baḳāyā بقايا z [#bḳy faˁālā çoğ.] kalanlar, artanlar Ar baḳiya(t) بقية z [t.] kalan

bakım

TTü bak- +Im

bakır

<< ETü bakır

bakışım

TTü bakış- karşılıklı bakmak +Im

baki

Ar bāḳi باقٍ z [#bḳy fāˁil fa.] kalan, kalıcı Ar baḳā بَقَا zkaldı

bakir

bākire "genç kız" [ Ömer Lütfi Barkan, Osmanlı İmparatorluğunda Zirai Ekonomi..., <1600]
[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bākir. Zebanzedi bākire. Kız oğlan, bikr. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
bākire: Kız olan kız. (Lugati müvellede olup fasihi bikr'dir.)

Ar bākir باكر z [#bkr fāˁil fa.] erken olan meyve, turfanda Ar bakara بَكَرَ zerken idi

 bikir

Not: Arapça dişil bākire biçimi nadiren kullanılır; bākir, dişi ve erkek ayrımı gözetmeksizin "ilk mahsul" anlamındadır. "Evlenmemiş (kız veya erkek)" anlamı Türkçeye özgüdür.

Benzer sözcükler: bakire


10.12.2015
bakiye

Ar baḳīya(t) بقيّة z [#bḳy faˁīlā(t) sf. fem.] kalan şey, artık Ar baḳā بَقَا zkaldı

bakkal

Ar baḳḳāl بقّال z [#bḳl faˁˁāl mesl.] sebze satan kimse, manav, bostancı Ar baḳl بقل zsebze

bakla

Ar baḳla(t) بَقْلة z [#bḳl faˁla(t) mr.] çeşitli bitkilerin tanesi Ar baḳl بَقْل zher çeşit otsu bitki veya sebze

baklava

<< Ar baḳlawī بقلوى zörme zincir Ar baḳla(t) بقلة zbakla, zincir halkası

bakraç

<? TTü bakır +(g)Aç