bakkal

bakır

<< ETü bakır

bakışım

TTü bakış- karşılıklı bakmak +Im

baki

Ar bāḳi باقٍ z [#bḳy fāˁil fa.] kalan, kalıcı Ar baḳā بَقَا zkaldı

bakir

Ar bākir باكر z [#bkr fāˁil fa.] erken olan meyve, turfanda Ar bakara بَكَرَ zerken idi

bakiye

Ar baḳīya(t) بقيّة z [#bḳy faˁīlā(t) sf. fem.] kalan şey, artık Ar baḳā بَقَا zkaldı

bakkal

"bostancı, manav" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
Ahmed bir baḳḳāla bir satl dutı komış-ıdı "her türlü yiyecek satıcı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
baḳḳāl: Sebzevāt satıci. Olitor [manav], vul. olei, mellis, leguminum, uvarum, aliorumque eduliorum pec. salsorum venditor [halk dilinde sebze, bal, kuru bakliyat, yumurta ve diğer yiyecek maddeleri satan].

Ar baḳḳāl بقّال z [#bḳl faˁˁāl mesl.] sebze satan kimse, manav, bostancı Ar baḳl بقل zsebze

 bakla

Benzer sözcükler: bakkal çakkal, bakkaliye


21.09.2017
bakla

Ar baḳla(t) بَقْلة z [#bḳl faˁla(t) mr.] çeşitli bitkilerin tanesi Ar baḳl بَقْل zher çeşit otsu bitki veya sebze

baklava

<< Ar baḳlawī بقلوى zörme zincir Ar baḳla(t) بقلة zbakla, zincir halkası

bakraç

<? TTü bakır +(g)Aç

bakteri

Fr bactérie tek hücreli canlı YLat bacterium a.a. (İlk kullanım: 1838 Ch. G. Ehrenberg, Alm. doğabilimci (1795-1876)) EYun baktḗrion βακτήριον z [küç.] çubukçuk, bastoncuk ≈ EYun báktron βάκτρον zbaston, sopa +arion << HAvr *bak- a.a.

bakterisit

Fr bactéricide İng bactericide bakteri öldüren