barın|mak

barçın

<< ETü barçın bir tür ipekli kumaş, diba ≈ Fa abrişum ipek dokuma

bardak

<< OTü bardak testicik ETü bart su testisi +Ak

barem

Fr barème sayısal basamak tablosu öz François Barrême Fransız matematikçi ve modern muhasebe sistemlerinin kurucusu (1640-1703)

baret

Fr barrette düz tepeli şapka, madenci kaskı İt barretta/biretta düz tepeli şapka, bere ≈ Prov beret/berret a.a.

barfiks

Fr barre fixe sabit çubuk, jimnastikte bir alet

barın|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er ewke barındı [adam eve gidermiş gibi göründü] TTü: "geçinmek, varlığını sürdürmek" [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
yimiş mīşede bulunur idi bol / anı yiyüben barınır idi ol

<< ETü barın- kendi başına gitmek, kendince gitmek ETü bar- gitmek +In-

 var-

Not: Karş. Moğ barı- "konut edinmek" ve ETü bark "konut". • ETü +In- fiil eki refleksif ("kendine yapmak") ve izolatif ("kendi başına yapmak") anlam taşır. Bkz. Kaş sf. 70-71. Avcı ve toplayıcılıktan yerleşik topluma geçişte "yalnız gitmek", "barınmak" ve "sahiplenmek" kavramları arasında kurulan ilişki ilgi çekicidir.

Benzer sözcükler: barınak, barındırmak


10.12.2015
barış

<< TTü barışık sulh TTü barış- sulh etmek, antlaşmak +Uk

barış|mak

<< ETü barış- karşılıklı gitmek, yardımlaşmak, beraber yapmak ETü bar- gitmek +Iş-

bari

Fa bārī بارى zbir kere Fa bār بار zkere, defa

barika

Ar barīḳa(t) بريقة z [#brḳ faˁīlā(t) sf. fem.] kıvılcım, şimşek Ar baraḳa بَرَقَ zkıvılcım çaktı, parladı

barikat

Fr barricade Paris'te 1588 ihtilali esnasında asilerin büyük fıçıları toprak ve taş doldurarak yaptığı mevzilere verilen ad, her çeşit derme çatma korunak Fr barrique fıçı, varil << OLat *barrica a.a. ?