bari

baret

Fr barrette düz tepeli şapka, madenci kaskı İt barretta/biretta düz tepeli şapka, bere ≈ Prov beret/berret a.a.

barfiks

Fr barre fixe sabit çubuk, jimnastikte bir alet

barın|mak

<< ETü barın- kendi başına gitmek, kendince gitmek ETü bar- gitmek +In-

barış

<< TTü barışık sulh TTü barış- sulh etmek, antlaşmak +Uk

barış|mak

<< ETü barış- karşılıklı gitmek, yardımlaşmak, beraber yapmak ETü bar- gitmek +Iş-

bari

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
men bārī Kenˁānġa barmas-men, atam yüziŋe neteg bakayın [ben bir kere Kenan'a varmazsam babamın yüzüne nasıl bakayım] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
bārī: Una vicê [bir kez, hemen] & usit. hiç olmazsa: ad minimum.

Fa bārī بارى zbir kere Fa bār بار zkere, defa

Not: Türkçede güncel anlamı "bir kerecik olsun" düşüncesinden türemiştir.


13.08.2017
barika

Ar barīḳa(t) بريقة z [#brḳ faˁīlā(t) sf. fem.] kıvılcım, şimşek Ar baraḳa بَرَقَ zkıvılcım çaktı, parladı

barikat

Fr barricade Paris'te 1588 ihtilali esnasında asilerin büyük fıçıları toprak ve taş doldurarak yaptığı mevzilere verilen ad, her çeşit derme çatma korunak Fr barrique fıçı, varil << OLat *barrica a.a. ?

bariton

Fr baritone müzikte orta erkek sesi İt baritono § EYun barýs βαρύς zağır EYun tónos τόνος zses

bariyer

Fr barrière engel oluşturmak için kurulan düzenek, mania Fr barre çubuk, engel

bariz

Ar bāriz بارز z [#brz fāˁil fa.] ortaya çıkan, çıkıntı, yüksek, aşikâr Ar baraza بَرَزَ zçıktı, ortaya çıktı, kendini gösterdi