bas2

barter

İng barter takas, değiş tokuş EFr barater/bareter pazarlık, yalan dolan, irtikâp ≈ İt baratteria deniz ticaret hukukunda kaptanın taşıdığı malı zimmetine geçirmesiyle oluşan suç, irtikâp ?

barut

≈ Ar bārūt/bārūd بارود zgüherçile OYun pýrōton πύρωτον zbir tür yanıcı kimyasal ≈ EYun pyrítēs líthos πυρίτης λίθος z«ateş taşı», a.a. EYun pyr πυρ zateş

baryum

YLat barium bir element (İlk kullanım: 1808 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı (1778-1829).) Lat barytes barit, baryum sülfat minerali +ium EYun barýs βαρύς zağır

bas|mak

<< ETü bas- bastırmak, baskın yapmak, çullanmak, eziyet etmek

bas1

Fr basse müzikte pes perde İt basso << OLat bassus aşağı, alçak

bas2

TTü: [ Orhan Kemal, 1948]
bas bas bağırdıkça ince boynundaki damar parmak parmak şişiyordu.

onom bağırma sesi

 bar3

Benzer sözcükler: bas bas


05.10.2017
basamak

TTü bas- +(A)mAk

basen

Fr bassin leğen, leğen kemiği, kalça << OLat bacinus leğen OLat bacus/bacarium tekne, çukur kap +in° ~? Kelt

basın

TTü bas- +In

basınç

ETü basınç tazyik, zulüm (ETü basın- aşağılamak, kahretmek, ezmek ) ETü bas- +(In)ç

basil

YLat bacillus [küç.] çubuk şeklinde bakteri (İlk kullanım: 1853 Ferdinand Cohn, Alm. botanikçi (1828-98).) Lat baculum çubuk, değnek, baston