beden

bedayi

Ar badāyiˁ بدايع z [#bdˁ faˁāˀil çoğ.] yenilikler, orijinal şeyler, icatlar Ar badīˁa(t) بدعة z [t.] icat, orijinallik, ilk kez yapılan şey

bedbaht

Fa badbāχt بدباخت zkötü bahtlı

bedbin

Fa bad bīn بد بين zkötü gören § Fa bad بد zkötü Fa bīn بين zgören (<< OFa vēn ≈ Ave vaēna- görmek )

beddua

Fa badduˁā بددعاء zilenme

bedel

Ar badal بدل z [#bdl faˁal ] eşdeğer, karşılık

beden

"gövde" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
maˁlūm oldu bu beden birin birin/eytdük ol cevherlerüŋ yérlü yérin "... kale burcu üzerindeki siperlik" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
beden: ten, cesed, gevde. Corpus (...) Item turcicè sumitur pro pinnâ muri. Crêneaux de muraille. "... giysi ölçüsü" [ Milliyet - gazete, 1962]
İki boy: normal beden ve büyük beden

Ar badan بدن z [#bdn faˁal ] 1. (uzuvlar ve baş hariç) insan gövdesi, torso, 2. kolsuz kısa gömlek veya zırh

Not: "Kale burcu, sur" anlamı Türkçeye özgü görünüyor.

Benzer sözcükler: bedenî, bedensel, Diyarbakır bedenleri


16.06.2018
bedesten

Fa bazzāzistān بزّازستان zkapalı çarşı, özellikle kumaşçılar çarşısı § Ar/Fa bazzāz بزّ z [#bzz] kumaşçı Fa +istān ستان zyer bildiren takı

bedevi

Ar badawī بَدَوِى z [#bdw nsb.] çöl halkına mensup, bedevi Ar badw بَدْو zçöl

bedhah

Fa bad-χʷāh بدخواه zkötü dileyen, kötü niyetli, düşman § Fa bad بد zkötü Fa χʷāh خواه zdileyen, dilek

bedihi

Ar badīhī بديهى z [nsb.] aşikâr, gözle görünen, derhal kavranan Ar badāha(t) [#bdh faˁāla(t) msd.] belirgin olma, bedahet Ar badaha بده zaniden geldi, kendiliğinden oldu, vuku buldu

bedii

Ar badīˁ بديع z [#bdˁ faˁīl sf.] yeni, orijinal, emsalsiz, tuhaf Ar badaˁa بَدَعَ zyenilik yaptı