bekçi

bek

İng fullback/halfback futbolda tam veya yarım geri oyuncusu İng back geri << Ger *bako(m) sırt, arka

beka

Ar baḳāˀ بقاء z [#bḳy faˁal msd.] 1. artma, arta kalma, kalıcı olma, 2. ebediyet Ar baḳā بَقَا zkaldı, baki idi

bekar

Fr becarre bir müzik işareti İt B quadro dörtgen B

bekâr

TTü bekāret genç kızlık, evlenmemiş olma hali Ar bikr بكر zilk doğan evlat, genç kız

bekâret

Ar bakāra(t) بكارة z [#bkr faˁāla(t) msd.] genç kızlık (Kaynak: Lane sf. 1:241)Ar bakara erken ve taze idi ≈ Ave hazaŋra- a.a. )

bekçi

OTü: "bakıcı, gözetici" [ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
bekçilik ḳıldı anıŋ üze [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
zīhī nesne kim buldum, eve bekci olır-imiş didi, alub anı evine götürdi

ETü bek pek, sağlam, muhkem +çI

 pek


24.08.2015
bekle|mek

<< ETü bekle- tahkim etmek, korumak ETü bek sağlam, pek, berk +lA-

beklenti

TTü bekle- +(In)tI

bekri

≈ Fa bakrūy/bakrawī بكروى zalkolik

bel1

<< ETü bél 1. gövdenin orta bölümü, 2. iki dağ arasındaki alçak yer

bel2

Fa bīl بيل zbir tarım aleti, kürek