bel1

bekâret

Arapça bkr kökünden gelen bakāra(t) بكارة z "genç kızlık" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Edw. Will. Lane, An Arabic Lexicon sf. 1:241) Arapça sözcük Arapça bakara "erken ve taze idi" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen hazaŋra- sözcüğü ile eş kökenlidir. )

bekçi

Eski Türkçe bek "pek, sağlam, muhkem" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çI ekiyle türetilmiştir.

bekle|mek

Eski Türkçe bekle- "tahkim etmek, korumak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe bek "sağlam, pek, berk" sözcüğünden Eski Türkçe +lA- ekiyle türetilmiştir.

beklenti

Türkiye Türkçesi bekle- fiilinden Yeni Türkçe +(In)tI ekiyle türetilmiştir.

bekri

Farsça bakrūy veya bakrawī بكروى z "alkolik" sözcüğü ile eş kökenlidir.

bel1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Uygurca Budist metinler, 1000 yılından önce]
bélçe boğuzça suwda [beline boğazına kadar suda] Türkiye Türkçesi: bel soğukluğu [ Yadigâr-ı İbni Şerif, 1421? yılından önce]
istisḳāya ve bel soukluğuna fāide ider balġamı ḳatˁ ider Türkiye Türkçesi: "... meni, sperm" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
insan beli: ... sulb.

Köken

Eski Türkçe bél "1. gövdenin orta bölümü, 2. iki dağ arasındaki alçak yer" sözcüğünden evrilmiştir.

Benzer sözcükler

bel kemiği, bel soğukluğu, belce, beli gelmek

Bu maddeye gönderenler

belen


22.07.2015
bel2

Farsça bīl بيل z "bir tarım aleti, kürek" sözcüğünden alıntıdır.

bel3

Türkiye Türkçesi beler- "gözlerini akı görülecek şekilde açmak" fiili ile eş kökenlidir.

bela

Arapça blw/bly kökünden gelen balāˀ بلاء z "başa gelen kötülük ve sıkıntı, sınav" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça balā بَلَا z "dert ve kötülük yükledi, sınadı" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Arapça wbl kökünden gelen wabala "yük veya sorumluluk yükledi" fiili ile eş kökenlidir.

belagat

Arapça blġ kökünden gelen balāġa(t) بلاغة z "yetkinlik, özellikle söz söyleme yeteneği, retorik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça balaġa بَلَغَ z "ulaştı, yetişti" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

belboy

İngilizce bellboy "otellerde yardımcı eleman, komi" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce bell "çan, çıngırak" ve İngilizce boy "oğlan çocuğu" sözcüklerinin bileşiğidir.