belen

belagat

Arapça blġ kökünden gelen balāġa(t) بلاغة z "yetkinlik, özellikle söz söyleme yeteneği, retorik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça balaġa بَلَغَ z "ulaştı, yetişti" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

belboy

İngilizce bellboy "otellerde yardımcı eleman, komi" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce bell "çan, çıngırak" ve İngilizce boy "oğlan çocuğu" sözcüklerinin bileşiğidir.

belde

Arapça bld kökünden gelen balda(t) بَلْدَة z "şehir, devlet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça aynı anlama gelen balad بََلََد z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen politeía πολιτεία z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca pólis πόλεις z "müstahkem yer, kent" sözcüğünden +ia ekiyle türetilmiştir.

bele|mek

Eski Türkçe belē- "1. bulamak, bulaştırmak, çamur veya boya sürmek, 2. kundaklamak" fiilinden evrilmiştir.

belediye

Arapça (umūr) al-baladīya(t) بلدى z "kent işleri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bld kökünden gelen balad بَلَد z "şehir, devlet" sözcüğünün dişil nisbet halidir.

belen
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., 1390 yılından önce]
İbn Abbās eyitti: Nuz Dağı üzerinde depelendi. Bir niceleri eyitti: Hīrā beleŋinde بلك. Türkiye Türkçesi: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
lisān-ı Türkmānda beleŋ yokuş olan yire dirler Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
beleŋ بلك: üzerinden yol geçen tepe, (...) Beylān: Dağın büyücek beli, beleŋ dahi denir.

Köken

Türkiye Türkçesi beleŋ "yokuş, dağ" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe bél "dağ geçidi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

Daha fazla bilgi için bel1 maddesine bakınız.

Ek açıklama

Karş. belen "dağ yamacı". Sadece TTü ve Azericede görülen sözcüğün kaynağı ve yapısı açık değildir; *belek "belcik" > *beleg > beleŋ düşünülebilir. • Kürtçe (Kurmanci) bêlan "tepe" muhtemelen Türkçeden alıntıdır.


22.07.2015
beler|mek

Türkiye Türkçesi bel bel "gözlerini aşırı ölçüde açarak" deyiminden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

beleş

Arapça bilā şayˀ بلا شيء z "karşılıksız, bedava" deyiminden alıntıdır.

belge

Moğolca belge "resmi alamet, damga" sözcüğü ile eş kökenlidir. Moğolca sözcük Eski Türkçe belgü "işaret, alamet" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *bel- "?" biçiminden Eski Türkçe +gU ekiyle türetilmiştir.

beliğ

Arapça blġ kökünden gelen balīġ بليغ z "yetkin, belagatli" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça balaġa بَلَغَ z "ulaştı, yetişti" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

belir|mek

Eski Türkçe belgür- "meydana çıkmak, belli olmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *bel- "?" fiilinden Eski Türkçe +(g)Ur- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe bil- sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.